Yeni Parti ANAP mı?
Yeni Parti ANAP’a mı benziyor? Benzemiyor. Neden benzemediğine geleceğim ama önce neden ANAP’a benzetildiğini yazayım. Ekrem İmamoğlu’nun babası da ANAP’lı. Kendisi de ANAP gençlik kollarında görev yapmış, muhtemelen ana bağlantı buradan kurulmaya çalışılıyor. “Zaten ANAP’lıydı, şimdi CHP’de...
Yeni Parti ANAP’a mı benziyor? Benzemiyor. Neden benzemediğine geleceğim ama önce neden ANAP’a benzetildiğini yazayım. Ekrem İmamoğlu’nun babası da ANAP’lı. Kendisi de ANAP gençlik kollarında görev yapmış, muhtemelen ana bağlantı buradan kurulmaya çalışılıyor. “Zaten ANAP’lıydı, şimdi CHP’de tutunamadı kendi ANAP’ını kuracak” demenin başkacası.
Burada bir alt metin de bu parti Ekrem’in partisi meselesi. “ANAP” derken aslında İmamoğlu kastediliyor. Yeni Parti kurucularının “Bu partiyi halk kurdu” vurguları, bu alt metinden sıyrılmak için mantıklı. Özgür Özel de “İmamoğlu Yeni Parti’nin de Cumhurbaşkanı adayı mı?” sorusuna, “Partinin karar organlarınca karar verilecek” diye yanıt verdi. Başka bir algı yaratmak açısından mantıklı bir cevap.
***
Gelelim anakronizm tarafına. ANAP, Soğuk Savaş’ın göbeğinde, o koşullar içinde kuruldu. Dünya bugünkü gibi belirsizlikten ziyade cephelerin net ve keskin olduğu bir yerdi. ANAP da kendisini Soğuk Savaşın Batı cephesine koyarak işe başladı. O dönemin amentüsü serbest piyasa ekonomisini baz aldı.
2026 senesindeyiz. Serbest piyasa ekonomisi eşitsizlikleri körüklediği iddiasıyla sorgulanıyor, daha kalkınmacı modeller küresel olarak aranıyor. Yapay zekanın getirdiği devrimin insanlığı nereye sürükleyeceği kestirilmeye çalışılıyor. Velhasıl zaten Türkiye’nin mevcut ihtiyacı yeni bir ANAP değil. “Demokrasiler için yolun sonu mu?” tartışmalarının yükseldiği bir dünyada, mucize gibi yeni bir yol ve yön önerebilecek bir hareket. Şu anda böyle bir mucize ufukta görünmüyor ama insanlık araya araya buluyor.
***