ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Yerli ve milli değer: Avantacılık!

Necati Doğru
Necati Doğru Sözcü
13 Ocak 2018 | 240

Tarih tanıktır. Neler gördük, neler geçirdik. Değerler durmadan değişti. Tanzimat devrinde başta Padişah efendimiz yanında Sadrazam efendimiz, “Doğu kültürünün bize şırınga ettiği yerli ve milli etkiden” kurtulmaya karar verdi. Gülhane’de “Tanzimat Fermanı” ilan edildi.
Cübbeler atıldı.
Kavuklar kaldırıldı.
Başa fesler geçirildi.
İstanbulinler giyildi.
Yüzümüzü Batı’ya döndük.
O dönemin dünyada en çok okunan yazarı Alexandre  Dumas,  Padişah efendimizi yanında Sadrazam efendimizi ve sarayın önde gelenlerini ağızları balmumuyla kapanmış kırmızı şarap şişelerine benzetip dalga geçti. Sonra serveti fünun edebiyatımızla “irfanımız, eğitimimiz, yerli ve milli değerlerimiz”  değişime uğrayarak tamamen Batı’ya bağlandı. Batı denilince ayrı bir kök ve damar  sanıldı, oysa Batı kültürünün ve değerler sisteminin özü eski Anadolu’ydu.

* * *

Şimdi yeni dönüşüm!
Yatıyorlar:
Milli değerler.
Kalkıyorlar:
Yerli değerler.
Nedir?
Anadolu’ya mı?
Arabistan’a mı?
Çok net değil.
Örneğin Cumhurbaşkanı, yüzünü Batı’ya dönmüş olarak kurulan bir üniversiteden mezun olmuşların derneklerine misafir gidip, “yerli ve milli değerlere yaslansaydınız dünyanın önde gelen üniversitesi olurdunuz…” diye nutuk atarken yüzümüzü döneceğimiz başkentlerin; “Mekke-Medine-Kahire-Tahran-Bağdat”  olması gerektiğini mi söylüyor? Eğer bunu söylemek istiyorsa kendi kızlarını ve oğullarını “Mekke-Medine-Kahire- Tahran’daki üniversitelere göndereceğine neden ABD ve Avrupa’daki üniversitelere yolladı?” anlamak zor.
Ancak alkışlanıyor.
Hancı sarhoş!
Yolcu sarhoş!

Devamını Oku