Kupalar vitrine konulur, borçlar ise bilançoda kalır

Transfer dönemi, Türk futbolunda artık yalnızca sportif bir planlama süreci değil!. Kulüplerin omuzlarında taşıdığı ağır bir kambura dönüşmüş durumda. Transfer yaparsanız eleştiriliyorsunuz, yapmazsanız yine eleştiriliyorsunuz. Bir oyuncu alınır, "Neden bu futbolcu?" denir; alınmazsa "Yönetim neyi...

Transfer dönemi, Türk futbolunda artık yalnızca sportif bir planlama süreci değil!. Kulüplerin omuzlarında taşıdığı ağır bir kambura dönüşmüş durumda. Transfer yaparsanız eleştiriliyorsunuz, yapmazsanız yine eleştiriliyorsunuz. Bir oyuncu alınır, "Neden bu futbolcu?" denir; alınmazsa "Yönetim neyi bekliyor?" sorusu sorulur. Bugün transfer, sportif ihtiyaçtan çok bir prestij ve rekabet alanına dönüşebiliyor. "Sen şu oyuncuyu aldın, ben bunu alıyorum" anlayışı, kulüplerin gerçek ihtiyaçlarının önüne geçti. Bu baskının en önemli kaynaklarından biri de sosyal medya!. Taraftarın beklentisi anlık, futbolun planlama süreci ise sabır gerektiriyor. Bir futbolcu bir maçla yıldız, bir başka maçla yetersiz ilan edilebiliyor. Yöneticiler ve teknik adamlar da aynı hızla...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kupalar vitrine konulur, borçlar ise bilançoda kalır 11 Ağustos 2026 | 10 Okunma F1 aracından daha hızlıyız! 09 Ağustos 2026 | 98 Okunma Bir marka, bir hikâye ve küresel etki! 08 Ağustos 2026 | 123 Okunma İki bomba transfer çok daha iyi yapar! 07 Ağustos 2026 | 740 Okunma Elit kadro, elit oyun, mutlu F.Bahçe! 06 Ağustos 2026 | 395 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar