Muhalefet ve Abdülhamid'i devirmek

1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilânından önceki senelerde, muhaliflerin tek bir hedefi vardı: İkinci Abdülhamid'i devirmek... İçeride gizliden gizliye birşeyler yapmaya çalışanlar mevcuttu ama asıl muhalefet...

1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilânından önceki senelerde, muhaliflerin tek bir hedefi vardı: İkinci Abdülhamid’i devirmek...

İçeride gizliden gizliye birşeyler yapmaya çalışanlar mevcuttu ama asıl muhalefet dışarıda idi, Avrupa başkentlerinde faaliyet gösteriyordu...

Önce, Abdülhamid devrinden ve o zamanın muhalefetinden bahsedeyim:

Sultan Abdülhamid bizde hâlâ ifrat-tefrit hudutlarının arasında değerlendirilir, yani bir kesimin gözüne “ulu hakan”, diğerlerine göre ise “kızıl sultan”dır; 33 sene devam eden iktidarı bugün bir çevre tarafından “Türkiye’nin en güçlü olduğu seneler” olarak gösterilmeye çalışılır ve hükümdarın “tek karış toprak bile kaybetmediği” iddia edilir ama gerçekler başkadır.

Abdülhamid devletin en zayıf ve en buhranlı olduğu döneminin hükümdarıdır, iktidar senelerinde büyük sıkıntılar ve toprak kayıpları yaşanmıştır ama felâketlerin tek sorumlusu tabii ki tek başına o değildir. İmparatorluk zaten zangırdamaktadır; çöküş döneminde tahta çıkan Abdülhamid çareyi baskı ve tavizde görmüş ama felâketler birbirini takip etmiştir.

31 Ağustos 1876’da bir darbe ile işbaşına gelen Sultan Abdülhamid’in iktidarı birkaç ay sonra girilen “93 Harbi”nde, yani Rus Savaşı’nda uğradığımız yenilginin ve Rus ordusunun Yeşilköy’e kadar gelmesinin ardından 3 Mart 1878’de imzaladığımız Ayastefanos Anlaşması ile gölgelenecekti...

Ayestafanos’un şartları Berlin’de toplanan ve 13 Temmuz’da imzalanan bir diğer anlaşma ile hafifletildi ama bugünkü Bulgaristan’ın bir bölümü prenslik oldu, Bosna-Hersek vilâyeti Avusturya-Macaristan’ın işgaline terkedildi;

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Selâhattin Ağabey... 26 Ocak 2022 | 377 Okunma "Mezartaşımızı okuyamaz hâle geldik" diye ağlamayı bırakın! Artık bildiğimiz yazıyı bile okuyamıyoruz! 23 Ocak 2022 | 1.583 Okunma Davutoğlu "kadîm dil" diyor ama Kürtçe kadîm, yani "ölü" değil; yaşayan bir dildir! 21 Ocak 2022 | 1.362 Okunma Tahminim doğru çıkıyor, Covid'in bitmesi yakındır! 15 Ocak 2022 | 58 Okunma Muhalefet ve Abdülhamid'i devirmek 12 Ocak 2022 | 3.305 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar