"Hemşerim nereye?"

Oğuz Atay'ın aynı zamanda kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan'ı anlattığı biyografik romanı "Bir Bilim Adamının Romanı" şu paragrafla açılır:"Orta boylu, esmer ve ürkek bakışlı genç bir adam, üniversitenin büyük kapısı önünde durdu; ilkyazın sıcak günlerinden biriydi.

Yakasını gevşeten bu kılıksız gencin, büyük kapının gerisindeki serinliğe sığınmak istediğini sezen ve çatık bakışlarıyla koyu renk elbiselerinden görevli olduğu anlaşılan biri yolunu kapadı: "Nereye hemşerim?" 'Nereden hemşeri oluyoruz?' diye düşündü esmer genç. "Hemşeri olsak yolumu keser miydin?' (....)"Bu paragrafı okuyuncaya kadar meseleye böyle bakmamıştım. Sahiden hemşeriysek eğer, yolumuzu kesen bekçi, memur, kapı görevlisi, her neyse neden bize "hemşerim" diye hitap ettikten sonra hiç düşünmeden "bir yabancı" muamelesi yapar ki? İnsan hemşerisine böyle davranır mı? 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çay yalnızlığa iyi gelir! 23 Şubat 2020 | 491 Okunma Şehrin kalbindeki süngü! 19 Şubat 2020 | 270 Okunma Hatırat okumak! 16 Şubat 2020 | 328 Okunma "Ayağımda kundura"dan "elimde mala"ya! 12 Şubat 2020 | 2.203 Okunma Alim! 09 Şubat 2020 | 458 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar