Üzüm bağlarından kiraz bahçelerine...

Rahmetli Adnan Menderes, başbakan olmadan önceye denk gelen bir tarihte bizim topraklara (Taşkent/Konya) bir görev nedeniyle ayak basar.

Menderes, gün karardıktan sonra kayabaşındaki kıraathaneden aşağıda boylu boyunca uzanan vadiyi uzun uzun seyrettikten sonra şöyle der:

“Ben Taşkent’e gelene kadar yıldızların gökyüzünde olduğunu sanırdım ama burada yer yüzünde de yıldızlar varmış!”

Vadi boyunca uzanan üzüm bağlarında yakılan ‘çıraların’ ışığı için yapılan bir teşbihtir bu.

Üzüm bağları bizim oralarda bir dönemin en büyük geçim kaynaklarından biri imiş.

Giderek daha fazla yalnızlığa terk edilen geleneksel taş evlerin bir yerinde üzümden pekmez yapmak için kullanılan ‘şırahaneler’ bulunurdu.

Benim çocukluğumda son evrelerine yetiştiğim Eylül aylarında kışa hazırlık yapan her evin önü aynı zamanda büyük bir şölen alanına dönüşürdü.

Nüfus da kalabalıkmış tabi.

Türkiye nüfusunun yüzde 80’inin tarım toplumunda yaşadığı dönemlerden söz ediyoruz.

O vadideki üzüm bahçelerini “Daşdivan” denen özel bekçiler korurmuş. Özellikle bağ bozumu dönemleri alarm dönemleri oluyor tabi.

Çocukların bağlara girmesi yasak.

Geceleri de herkesin çıra ışığını yakarak bağında nöbet tuttuğu dönemler.

Rahmetli babam anlatırdı.

“Çocukken o vadiden kaç katır yük sarıldığını sayardık. Bini geçtiği olurdu” diye.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İki kritik soru 14 Aralık 2019 | 2.544 Okunma “Babamız da oğlumuz da burada olur” 11 Aralık 2019 | 2.204 Okunma Bunun adı ‘siyasi fesatlık’ değilse nedir? 09 Aralık 2019 | 3.539 Okunma Türkiye’nin ‘mavi vatan’ sınırları nasıl genişledi? 07 Aralık 2019 | 2.547 Okunma Ellerinde bir tek yaptırım sopası kaldı ama o da tavsadı 04 Aralık 2019 | 2.269 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar