Kolektif ‘yalan’ siyaseti
Birinin "yolsuzluğu" mahkemede tescillenmek üzere, diğerinin "iftiracılığı" çoktan tescillendi. Baba ocağı dedikleri CHP'de yetişen, yetiştikleri "baba ocağı"na bile ihanet eden, iftira atan iki siyasetçiden söz ediyorum: Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel... Biri onca yolsuzluk iddiasına, rüşvet...
Birinin "yolsuzluğu" mahkemede tescillenmek üzere, diğerinin "iftiracılığı" çoktan tescillendi. Baba ocağı dedikleri CHP'de yetişen, yetiştikleri "baba ocağı"na bile ihanet eden, iftira atan iki siyasetçiden söz ediyorum: Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel... Biri onca yolsuzluk iddiasına, rüşvet belgesine rağmen mahkemelerde şov yaparken, diğeri meydanlarda iftira ve yalan siyasetiyle onun eksikliğini hiç aratmıyor. Siyaset adına üzücü olsa da bu gerçek tescillendi artık.
Bu tablo sadece 25 yıldır her seçimde hayal kırıklığı yaşayan ve her defasında öfkesini "Elim kırılsaydı" ya da "Allah belanızı versin" diye haykıran laik sosyolojinin içini acıtmıyor, sol, sosyal demokrat siyaseti de utandırıyor.
Geriye dönüp bakın, bu siyasi aktörler...