Babacan ve rüzgâra kapılanlar

Siyasette, toplumsal kesimler hatta ideolojiler açısından bir boşluk olmadığı çok açık. Meclis'te Saadet Partisi'nden marjinal sola kadar neredeyse her kesimin bir veya iki temsilcisi var.

Meclise girmeyen ama her seçime katılarak seslerini duyuran çok sayıda eski ve yeni parti de varlığını sürdürüyor.
Bu tabloya şunu da eklemek gerekiyor. Türkiye, son dönemde çok sayıda arka arkaya seçim yaptığı için artık seçim falan istemiyor. Bu yüzden yerel seçimlerden sonra gelen 4 yıllık seçimsiz döneme, rahat nefes alacağı ve sorunların çözüleceği bir dönem olarak bakıyor.


Ama ne yazık ki öyle olmayacak görünmüyor. Çünkü içeride yeni sistemin kurumsallaşmasından, ekonomiye, hukuktan, eğitime birçok alanda önemli adımlar atılmasına karşı ciddi bir direnç var ve muhalefet destek vermiyor.
Aynı şey dış sorunlar için de geçerli. Türkiye, S-400'den, Doğa Akdeniz kuşatmasına, Suriye meselesinden AB'yle ilişkilere kadar bir dizi devasa sorunla uğraşıyor. Hatta bölge ülkeleriyle yoğun görüşme trafiğinin sürdüğü Fırat'ın doğusu ve İdlip sorunu kapıda bekliyor. TSK da harekete geçmiş durumda.
Tam bu noktada siyasetin gündeminde bu sorunlar değil, sistem tartışması ve yeni partiler var.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Uzlaşma zeminini kim sabote ediyor? 18 Temmuz 2019 | 2.753 Okunma Hafıza 15 Temmuz 16 Temmuz 2019 | 2.295 Okunma S-400 ve 70 yıllık korku duvarı 14 Temmuz 2019 | 3.916 Okunma Kılıçdaroğlu 15 Temmuz için özür dileyecek mi? 13 Temmuz 2019 | 2.681 Okunma Babacan ve rüzgâra kapılanlar 12 Temmuz 2019 | 4.997 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar