İtikadi bakımdan önemli sorular

Aşağıdaki sorular farklı maksatlarla devamlı soruluyor, benim cevaplarım da farklı aktarılıyor. Dünkü yazımda sözünü ettiğim “Diyalog ve Necat Tartışmaları” isimli kitabımda onbeş...

Aşağıdaki sorular farklı maksatlarla devamlı soruluyor, benim cevaplarım da farklı aktarılıyor. Dünkü yazımda sözünü ettiğim “Diyalog ve Necat Tartışmaları” isimli kitabımda onbeş yıldan beri bu sorulara verdiğim cevaplar var, bu da yetmiyorsa bir daha tekrar edeyim:

- Kur’an-ı Kerim’e göre Hristiyanlar ve Yahudilerle dost olunamaz mı?

- Kur’an-ı Kerim’de yer alan birçok âyetin ortak noktası, “müminlerin gayr-i müslimleri veli edinmemeleri” yönündedir. Bu kelime (veliyy) Türkçe’ye çevirilirken genellikle “dost” olarak çevirilmiştir, ama dost kelimesi, “velî”nin bütün manalarını içine almamakta, hatta manaların önemli bir kısmını dışarıda bırakmaktadır. Türkçe’de “dost”un da birden fazla manası vardır; günlük dilde dost “samimi arkadaş” demektir. Gayr-i müslimlerle Müslümanların -genel olmasa da özel olarak yani bazı durumlarda ve bazılarıyla- samimi arkadaş olmalarında bir sakınca yoktur; yeter ki bu arkadaşlık bir müminin aleyhinde, onun zarar görmesine sebep olacak durumda ve şekilde olmasın!

Velî kelimesi “velâ, tevâlî, tevellî, müvâlât” mastarlarıyla ilgilidir, bu kelimelerin ifade ettiği ilişki; arada yabancının, farklının bulunmadığı bir birliktelik, bir topluluk ilişkisidir. “Hepsi bir yerde olan, bir dine ve inanca mensup olan, aynı aidiyeti paylaşan, hepsi birbiriyle arkadaş olan ve aralarında yardımlaşan kimselerin ilişkisi” “velâ, muvâlât ve tevâlî” ilişkisidir. Bu ilişkinin bir adı da “velayet veya vilayet” tir. Bu iki kelimeye aynı manayı verenler yanında birincisine “yardım”, ikincisine “işi üstlenme, yönetme” manası verenler de olmuştur.

Görüldüğü üzere veli kelimesi yalnızca bir arkadaşlığı değil, onun ötesinde itikadî, sosyal, siyasî birçok ilişkiyi içine almaktadır. Allah, yardım etme ve yakın olma bakımından müminlerin velisidir, müminler de buna mazhar olmak bakımından Allah’ın velîleridir. Bu iki mânada gayr-i müslimlerin, müminler için veli olmaları mümkün değildir. Birbirini temsil etme ve işlerini yönetme (siyasî ve sosyal temsil) bakımlarından müminler birbirlerinin velileridir, ama gayr-i müslimler bu manalarda müminlerin velileri olamazlar. İşte Kur’an’da müminlere yasaklanan “gayr-i müslimleri veli edinme” kavramını bu özel çerçevede anlamak gerekiyor.

Öte yandan Müslümanlarla gayr-i müslimlerin iş, yol, okul, askerlik arkadaşı, iş ortağı, komşu olmalarında (eğer buna dostluk denirse bu manada dost olmalarında) bir sakınca yoktur. Müminlerin topraklarına, mal varlıklarına göz dikmeyen, onlara din yüzünden savaş açmayan bütün gayr-i müslimlere iyi davranmak, onlarla ilişkide hakkaniyet ve adalete riayet etmek (eğer bunlara dostluk denebilirse) Allah’ın emridir:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Katılım bankalarında büyük değişim 20 Eylül 2019 | 968 Okunma Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler 19 Eylül 2019 | 932 Okunma Cuma gününde İslam insanı 13 Eylül 2019 | 271 Okunma Zavallı diyalog 12 Eylül 2019 | 391 Okunma Yalnızca “Lâ ilâhe illallah” diyen? 08 Eylül 2019 | 788 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar