NATO’nun gladyosu ile 15 Temmuz’un ruhu yeniden karşı karşıya gelir mi

Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Hasan Öztürk'ün bugünkü (17.05.2022)''NATO’nun gladyosu ile 15 Temmuz’un ruhu yeniden karşı karşıya gelir mi'' başlıklı yazısı.

Önce kısa bir hatırlatma:

2 Eylül 1980 darbesinden önce Türkiye’nin şehirleri, ilçeleri, mahalleleri hatta sokakları bile sağ-sol diye ayrılmıştı.

Her gün insanlarımız ölüyor, Türkiye istikrarsızlığa sürükleniyordu. Kurulan hükümetler kısa sürede düşüyor. Erken seçimler peş peşe yapılıyor. Türkiye siyasi ve ekonomik buhrandan geçiyordu.

11 Eylül günü kamu otoritesi çaresizken 12 Eylül sabahı her şey bıçak gibi kesiliyordu.

Darbecilerin ifadesiyle, “Darbe şartlarının olgunlaşması için beklenmişti.”

O bekleme sırasında Belçika malı bir tabanca sabah bir devrimciyi akşam bir ülkücüyü kara toprağa düşürüyordu.

5 binden fazla insanımız çatışmalara kurban verildi. Çünkü “Darbenin şartlarının olgunlaşması” gerekiyordu.

Ve sıradan insanlarımız, “artık yeter” dediği anda 12 Eylül darbesi yapıldı.

Hatırlıyorum, rahmetli dayıma darbenin haberini sabahın köründe ben vermiştim ve dayım yataktan “Kurtuldukkk” diyerek havaya zıplamıştı.

Dayımın “Kurtulduk” diye sevinçle karşıladığı darbe, binlerce insanın Mamak’ta, Diyarbakır’da cezaevlerinde çürümesine neden oldu.

Kıbrıs Barış Harekatı ile başlayan süreçle elde edilen dış politika kazanımları heba edildi.

Türkiye yeniden ve hızla Amerika ve NATO eksenine geri çekildi.

NATO, GLADYO ELİYLE TÜRKİYE’Yİ EKSENİNDE TUTTU

Kıbrıs Barış Harekatı ve sonrasındaki Ege’de ilan ettiğimiz NOTAM sonrası Yunanistan, NATO’nun askeri kanadından çekilmişti.

12 Eylül askeri darbesinden 38 gün sonra Yunanistan “Evren’in olur vermesi” ile tekrar NATO’nun askeri kanadına dahil oldu.

Yunanistan’ın NATO’ya yeniden dahil olması için Türkiye çok büyük bedeller ödedi. Sağ-sol çatışmalarıyla yüzlerce insanını kaybetti. Komünizmle Mücadele Dernekleri üzerinden bir kesim, sol -sosyalist örgütler üzerinden diğer bir kesim örgütlendi.

Kesimler birbirini “mefkureleri (!)” için katlederken, Türkiye yeniden “yedeğe” alındı.

Bugün NATO’nun genişleme politikasında yeni bir aşamaya gelindi. İsveç ve Finlandiya’nın üyelikleri söz konusu.

Cumhurbaşkanı’mızın geçtiğimiz cuma günü, Yunanistan’ın NATO’ya geri dönüşünü hatırlatıp, “Hataya düşmeyeceğiz” çıkışıyla birlikte İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği konusunda Türkiye’nin çekince koyması uluslararası arenada büyük yankı buldu.

Hele ki İsveç’in, “NATO’da hatırlı dostlarının olduğunu” beyan etmesi ve bu yolla Türkiye’ye aba altından sopa göstermesi, gerginliği artırdı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Pandemi sonrası vardığımız Kâbe’de, pervaneler gibi dönüyoruz, kalbimizin etrafından 05 Temmuz 2022 | 126 Okunma Yeni “soğuk savaş” ilanı ile NATO, Rusya’yla karşıtlık üzerinden bölüşüm yapmış olabilir mi 01 Temmuz 2022 | 236 Okunma Zenginimiz, fakirimiz lehine feragatte bulunmazsa devlet gereğini yapmalı değil mi 28 Haziran 2022 | 284 Okunma Azerbaycan, Vatan Savaşı’ndan sonra yepyeni bir döneme girdi 24 Haziran 2022 | 290 Okunma Enerji üretiminde umutlandık, tüketimdeki maliyette fakir fukara için yeni formüller gerekli 21 Haziran 2022 | 221 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar