2053 ve 2071 derken 1987 öncesine mi döneceğiz yoksa…
Demek artık böyle olacak: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi ilgilendiren bir konuda karar aldığında, biz o kararı henüz öğrenmeden, devlet kademelerinden kararı eleştiren ve AİHM’ni kınayan bir açıklama yapılacak…Mahkemenin Osman Kavala ile ilgili verdiği üçüncü “Serbest bırakılsın”...
Demek artık böyle olacak: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi ilgilendiren bir konuda karar aldığında, biz o kararı henüz öğrenmeden, devlet kademelerinden kararı eleştiren ve AİHM’ni kınayan bir açıklama yapılacak…
Mahkemenin Osman Kavala ile ilgili verdiği üçüncü “Serbest bırakılsın” anlamı taşıyan kararı, Külliye’de, Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı sıfatını taşıyan Mehmet Uçum tarafından o muameleye tâbi tutuldu.
Şiddetli bir eleştiri ve aynı şiddette bir kınama...
Uçum orada da kalmadı, “Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse” kaydıyla, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru tanımayı gözden geçirmenin kaçınılmaz hale gelebileceğini cümle aleme duyurdu.
Benim...