Nasip böyle bir şey...

Biraz sonra okuyacağınız satırları, bendeniz geçen hafta kaleme almıştım.

Geçen hafta yayınlamadım. Beklettim. Çünkü son bölümde, folklor ile antropoloji arasındaki geçişkenlik üzerinden bir şeyler yazmak istiyordum. Zihnim bir türlü berraklaşamadı, hâl böyle olunca yazıyı beklettim. Pazartesi günü yazının başına tekrar oturdum. Bu defa yazacaktım. Öyle zannediyordum. Yazamadım. Sırasız gelen bir ölüm ile, kelimelerin birbirine mesafesi uçuruma dönüştü. Erken gidene yüreğim yandı, ama ikinci defa evlattan yetim kalan halama daha çok yandı. Babadan yetim halam, iki oğuldan da iki yıl ara ile yetim kaldı. Allah onları inşallah cennetinde buluştursun. Amin.

Velhasıl, bu da böyle bir yazı oldu, bağışlayınız...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ardında milyonlarca fidan bırakarak toprağa kavuştu 22 Ocak 2020 | 108 Okunma Bir kahve içimi bazen ne kadar uzun bir zaman 17 Ocak 2020 | 87 Okunma Şantiye kafelerde kazma-kürek, kitap kafelerde de kitap 15 Ocak 2020 | 107 Okunma Gündelik hayatın “sahne”si... 10 Ocak 2020 | 220 Okunma Türkçe ezan tartışmalarına “hoparlörlü” bir katkı... 08 Ocak 2020 | 2.426 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar