“Karar verdim...”
I-Aile hekiminin dış kapısında karşılaştık. O ilaçlarını yazdırmış gidiyordu, benim randevum yarım saat sonra. Böyle olacağını bilseydim hızlıca selamlaşır, randevuma geç kalmış gibi yapardım. İnsan dilinden yakalanır hesabı… Soran varmış gibi “Vakitlice geldim, randevuma yarım saat var” demek...
I-
Aile hekiminin dış kapısında karşılaştık. O ilaçlarını yazdırmış gidiyordu, benim randevum yarım saat sonra. Böyle olacağını bilseydim hızlıca selamlaşır, randevuma geç kalmış gibi yapardım. İnsan dilinden yakalanır hesabı… Soran varmış gibi “Vakitlice geldim, randevuma yarım saat var” demek gafletinde bulundum.
O sıra bunun gaflet olduğunu düşünmüyordum. Ne güzel, yıllar sonra bir arkadaşla karşılaştım, zamanın bir yerinde böyle denk gelince arkamızda bıraktığımız yıllar bir anlığına yanı başımıza düşüyor diye düşünmüştüm. Çünkü ilk on dakika fena değildi. Sen ne yaptın/ ben ne yaptım/ aman o yıllar ne güzeldi frekansında, bir Sezen Aksu şarkısına güfte olabilecek kıvamda söz sözün yolunu açıyordu. Sonra bir şey oldu. Bir şey.
Bir zamanlar aynı kurumda iki yıl birlikte çalıştığım arkadaşımın hanımefendi ve aklı selim haline gıpta eder, ben henüz yirmili yaşlarımda iken onun “yaş otuz beş yolun yarısı” kıvamında durgun akışını, çiğ rekabet ile birbirine giren arkadaşları sakin sakin yola getirişini hayranlıkla takip ederdim. Yine öyle olacak sandım. Halim selim, torun torba sahibi, yılların izinin ruhuna gümüş bir telkâri inceliğiyle işlemiş olmalıydı....