Gündelik hayatın “sahne”si...

- I- Treni kaçırdık. Onlar, yani 25 yaşlarındaki bir genç kız ile delikanlı treni yakalamak için değil de sanki arkalarından kovalayan varmışçasına koştu.

Ben kaçıracağımı peşinen bildiğim için nefesimi beyhude tüketme girişiminde bulunmadım. Havanın ayaza çalan halinden korunmak için çantamdaki şalı çıkardım. Metal bankın üzerine oturdum. Eskiden yani çocukluğumun istasyonlarında banklar ahşap olurdu. Oturur oturmaz böyle ürkütmezdi insanı.

Delikanlı, üşüyorum diyen kızıl saçlı genç kıza montunu vermeyi teklif etti. Genç kız bir tv dizisi ve o dizideki kahramanın adını söyledi. Bilmediğim için aklımda yer etmedi. (Üzerine yazacağımı düşünseydim bir şekilde aklımda tutmaya çalışırdım. O sıra yazmak gibi bir niyetim yoktu. Şimdi başka bir anın hatırlanmasıyla gelip kalemime yerleştiler.)

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.044 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.236 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 164 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.262 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.471 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar