Çocuklara vurulan darbe

Darbe yaraları sarılmaya çalışılırken çocuklar unutulmamalı. Çocuk Vakfı, 15 Temmuz 2016 terör ve darbe girişiminin şiddet görüntülerinden çocukların korunması amacıyla uzmanların...

Darbe yaraları sarılmaya çalışılırken çocuklar unutulmamalı. Çocuk Vakfı, 15 Temmuz 2016 terör ve darbe girişiminin şiddet görüntülerinden çocukların korunması amacıyla uzmanların görüşüne başvurup teklifler hazırlamış.
Savaş ve darbe görüntülerinin çocuklar üzerinde yıkıcı etkisi olduğu uzmanların ittifak ettiği bir konu. Anne babalar TV’lerin yüz defa tekrar ettiği görüntüleri izlerken çocuklarını da düşünmek durumunda.

Gelişim Psikolojisi Uzmanı ve aynı zamanda I. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, konu hakkında şu değerlendirmeyi yapmış: “Televizyonda şiddet ve terör sahnelerinin ağırlıklı olarak sergilendiği günlerde, ailelerin çocuklarını medya ortamında korumaları büyük önem taşımaktadır. T.B.M.M’nin bombalanması gibi, çocuk tarafından anlaşılması mümkün olmayan bu sıradışı haince saldırıdan, yaşına ve kişilik özelliklerine göre çocuklar farklı düzeyde etkilenebilir. (...) Ailelerin çocuklarını prime-time haber programlarından korumaları, onları olabildiğince başka faaliyetlere yönlendirmeleri, zorunlu durumlarda sınırlı açıklayıcı bilgilerle rahatlamalarını sağlamaları önemlidir.”

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar’ın dikkat çektiği nokta ise şöyle: “(...) Televizyondan veya internet ortamından vahşet görüntülerini izledikçe içimiz öfkeyle doluyor, yetişkinler olarak bile bununla baş etmekte zorlanıyoruz. Çocuklarımızın bu kötülüğü anlamaları ve iç dünyalarında bir yere oturtmaları ise çok daha zor. Kendisini korumakla görevli bir askerin nasıl olup da kendi halkının üzerine ölüm yağdırdığını bir çocuk kavrayamaz. Güven duygumuzu aşındıran bu elim olay bizim iç dünyalarımızı meşgul ediyor, ama çocuklarımızı korumamız gerek. (...) Bizi ve çocuklarımızı hayatta tutan şey umuttur. Onlarla daha çok oyun oynayalım, onlarla daha çok zaman geçirelim.”

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selda Fatma Bülbül’ün tavsiyesi ise şöyle: “(...) Son yılların önemli bir halk sağlığı sorunu olan şiddet, çocuklarda yaşam kaygısı uyandıran en önemli faktör olarak hayatımızda yerini almıştır. Çocuk ve şiddet bir biri ile bağdaşmayan iki kavramdır. Çocuk sosyal bir çevrede doğar, çevrenin şartlarıyla şekillenir, din, ahlâk ve hukuk gibi toplumsal kurallarla büyür. Çocuğun içinde yaşadığı sosyal çevre onun davranışlarını etkiler. Ülkemizde yaşanan hain saldırılar ve terör olayları hepimizi derinden yaralarken çocuklarımızın bu durumdan etkilenmediğini düşünmek olanaksızdır. (...) Terör eylemlerini medya üzerinden uzun süre takip eden çocuklar daha fazla kaygı bozukluğu yaşamaktadır. Bu çocuklarda; uyku sorunları, kâbuslar ya da depresyon görülebilmektedir. (...) Yoğun toplumsallaşma ve öğrenme döneminde olan çocukların ve gençlerin, sağlığı olumsuz etkileyebilecek bilgi, tutum, davranış içeren bir medya ortamından uzak tutulması fiziksel ve ruhsal optimal kollektif sağlığa ulaşmak için gerekliliktir. (...) Terör saldırılarıyla ilgili haberlere aşırı derecede maruz kalmak ya da yetişkinlerin bu konuyla ilgili konuşmalarını duymak çocukların hassasiyetini arttırabileceğinden bu konularda daha dikkatli olunmalı ve çocuklar mümkün olduğunca bu medya ortamlarından uzak tutulmalıdır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
27 Mayıs hatırası 27 Mayıs 2018 | 152 Okunma Önce aile, hemen eğitim 13 Mayıs 2018 | 126 Okunma Filistin’e sanatla destek 06 Mayıs 2018 | 107 Okunma Türkiye’nin asıl ihtiyacı nedir? 29 Nisan 2018 | 76 Okunma Madem öyle niçin böyle? 22 Nisan 2018 | 113 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar