Yüzü yere düşenler…
AK Parti 2002’de bu milletin önüne üç kelime koydu: Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar. “3Y” ile mücadele… Bu söz, 90’ların hortumlanan bankalarından ve “devletin malı deniz” diyenlerden bıkıp usanmış Anadolu insanının yüreğinde karşılık bulan bir ahitti. Senetti. Altında da sözünün eri cesur bir...
AK Parti 2002’de bu milletin önüne üç kelime koydu: Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar. “3Y” ile mücadele… Bu söz, 90’ların hortumlanan bankalarından ve “devletin malı deniz” diyenlerden bıkıp usanmış Anadolu insanının yüreğinde karşılık bulan bir ahitti. Senetti. Altında da sözünün eri cesur bir lider ve Milli Görüş okulunda yoğrulmuş kadroların imzası vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve arkadaşları, çeyrek asra yaklaşan iktidar yolculuğunda sayısız badire atlattı. İçeriden, dışarıdan, gizli düşmandan ve dost bilinenden gelen saldırılara göğüs gerildi. Yol uzundu. Tökezleyenler, nefesi kesilenler, yoldan çıkanlar, tali yollara sapanlar da oldu.
Bu sürede AK Parti’ye ve Erdoğan’ın davasına yapışmayan tek şey “yolsuzluk” suçlamasıydı. Medya ya da muhalefet ne iddia ederse etsin, taban buna ihtimal vermedi. Çünkü olmazdı. Bir AK Partili yetimin hakkını çalmaz, kamunun malını zimmetine geçirmezdi.
Hiç olmadı mı? Oldu ama defterler dürüldü, sorumlular yargıya havale edildi.
Son bir ayda ise, üstelik fon skandalının ortasında, iki yolsuzluk hadisesi AK Partililerin ve Erdoğan sevdalılarının başını yere...