ÇOK OKUNAN YAZARLAR

MİT operasyonunun yabancı ülkelerdeki etki ve yansımaları

2014’te dış operasyon yetkisi alan MİT, o tarihten beri büyük başarılara imza atıyor .

Cem Küçük
Cem Küçük Türkiye Gazetesi
14 Eylül 2018 | 9.4 K
2014’te dış operasyon yetkisi alan MİT, o tarihten beri büyük başarılara imza atıyor. Önceden MİT’e soğuk bakan ideolojik solcular bile elde edilen başarıya gıpta ile bakıyorlar. Fısıltı gazetesi bu büyük olayı yurt dışına ulaştırdı. Başta FETÖ’cüler olmak üzere bütün işi teşkilatı kötülemek olanları da büyük korku saldı...
Önce operasyon nasıl oldu, onu bilmek lazım. 2013 Mayıs’ında Yusuf Nazik, Reyhanlı saldırısını, Suriye askerî istihbaratından aldığı talimatla gerçekleştirdi. Teşkilatımız yaptığı araştırmalar sonucunda bu kanlı eylemi organize eden terörist Nazik’in Lazkiye’de olduğunu tespit etti.
Yusuf Nazik, Suriye rejimi tarafından verilen başka bir isme ait kimlik ve âdeta geniş bir koruma ordusuyla yaşıyordu. Lazkiye şehri rejim askerleri, istihbaratçıları tarafından sıkı şekilde korunuyor. Ayrıca burası Rusya için de çok önemli olan Tartus’un korunmasında stratejik değere sahip bir yer.
Bilinmesi gereken bir diğer önemli husus da Lazkiye’ye giriş ve çıkışların katı kurallara tabi olması. Şehrin etrafı, radarlarla kuşatılmış durumda. MİT, Yusuf Nazik’i tek bir olumsuzluk yaşanmasına izin vermeden rejim tarafından sıkı korunan bu şehrin merkezinde düzenlediği operasyonla ele geçirdi.
Peki, terörist, Türkiye’ye nasıl getirildi? MİT burada TSK’dan destek aldı ve güvenli yollar üzerinden Türkiye’ye getirildi. Altı çizilmesi gereken bir diğer nokta ise operasyonda yabancı herhangi bir devletten istihbarat alınmamış olmasıdır.
Gelelim bu operasyonun yurt dışındaki yansımalarına. Bir kere teröristler kendilerini koruyan ülkelere ve hatta en yakınlardakine duydukları güveni sorgulayacaktır.  Suriye rejimi bu operasyonla prestij kaybına uğradı. Avrupa ve diğer ülkelerde yaşayan PKK’lılar ve FETÖ’cüler iyice tedirgin oldular. 
Mesela yurt dışında alışveriş merkezlerine kapanma saatlerine yakın gidiyorlar. Gerekmedikçe evlerinden çıkmıyorlar. Her an kapımıza dayanırlar korkusu hepsini sarmış durumda. Sürekli yer değiştirenler, bere takan, saç sakal bırakanlar var. Teröristlerin sadece bu endişeli hâli bile Türk devletinin imkân ve kabiliyetlerinin nereye ulaştığının göstergesi. 
Özellikle Afrika ve Asya kıtasında yaşayanlar kapağı Avrupa ya da AB’ye atma derdindeler. Ama onlara bir kötü haberim var! Nereye giderlerse gitsinler, kaçarlarsa kaçsınlar MİT enselerinde. Yakında sırtlarını dayadıkları AB ülkeleri kendi elleriyle bu FETÖ’cüleri ve PKK’lıları, uluslararası kanunlar çerçevesinde bize verecekler. İsterseniz kimseyi yormayın, Türk adaletine gelip kendiniz teslim olun. 
 
 
Eski Cumhuriyet gazetesinin FETÖ ile ortak kumpasları
 
2013 Mayıs’ında Reyhanlı Katliamı oldu. Detayları yukarıdaki yazıda anlattım. MİT’in bütün uyarılarına rağmen bu saldırıyı durdurmayan FETÖ’cü savcı Özcan Şişman ve diğer polisler tutuklandı. 
Cumhuriyet gazetesini PKK ve FETÖ networkü 2014’te ele geçirince hemen harekete geçtiler. 8 Temmuz 2015’te Ahmet Şık imzalı “Bizimki Gazetecilik, Sizinki İhanet” haberle Reyhanlı dosyası tekrar açıldı. Özcan Şişman’ın mektubu üzerinden hükûmetimiz ve MİT suçlandı. 
7 Haziran seçim sonuçlarından alınan cesaretle, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MİT’in yargılanmasını istediler. Cumhuriyet gazetesine bu haberi yaptıran FETÖ’cü network, kullanışlı eleman olarak da bir dönem içeride yatırarak kendisine köle ettiği Ahmet Şık’ı kullandı. Şık’ın haberi aslında Şişman ve FETÖ’cülerin Reyhanlı saldırısını bilerek ve isteyerek önlemediklerinin itirafıydı. Suçlarını ikrar etmekten başka bir şey değildi. O haber bile Şişman ve Cumhuriyet’in o dönemki sorumlularını mahkûm etmeye yeter.
FETÖ’cü networkün üzerinden 1,5 yıl geçtikten sonra yaptığı bir diğer kumpas haber de MİT tırlarıyla ilgiliydi. 7 Haziran 2015 seçimlerinden hemen önce vatan haini Can Dündar, MİT tırları haberini güncelleyerek hükûmetimizi ve MİT’i yargılamak istediler...
Hem Reyhanlı saldırısı hem de MİT tırları haberlerini yeniden ısıtmalarının sebebi, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Türkiye’yi "teröre yardım ediyor" diye suçlamak ve Lahey’de yargılatmaktı. Çok şükür başaramadılar. Bu iki olay Can Dündar, Akın Atalay ve Ahmet Şık başta olmak üzere Cumhuriyet’teki FETÖ’cü networkün nasıl ihanet içinde olduğunun da resmî belgesidir.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER