ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Bir kaza ve aynı kafalar

Burhan Ayeri
Burhan Ayeri Yeniçağ Gazetesi
13 Mart 2018 | 605

Bayanların dayanışmasına bayılırım. Birlikteliklerine her zaman hayranlık duymuşumdur. Örneğin eşim, Selçuk Kız Sanat Enstitüsü mezunu. Okul arkadaşlarıyla irtibatı hiç kesmedi. Müthiş iş birliklerini sürdürüyorlar. Hastalıkta sağlıkta, vefat halinde hep bağlantılılar. Ayda en az bir kere mutlaka toplanıp, yemek yerler. Mükemmel organizasyon. Arada espri yaparım; "Allah sizlere uzun ömür versin ama beyler birer birer gidiyor. Sizde hiç eksilme yok". Aldığım cevap ise kinayeli; "Nazar değdireceksin. Tahtaya vur".

İçimi acıttı

İran'da bir jetimizin düştüğü haberini duyunca "eyvah" dedim. Gelişmeler anlaşılınca, içimde yara oluştu. Jet Başaran Holding'indi. Hayatını kaybedenler, holding patronunun kızının bekarlığa veda partisinden dönüyorlardı. Kimi evli, kimi nişanlı kimi de sözlü. Yakın arkadaşlar birlikteydiler. Hatta içlerinde çocuğu olanlar bile vardı. Dedim ya, o bayanlara has "arkadaş dayanışması" bu. Sevgi dolu birlikteliğin son fotoğraflarını görünce üzüntüm katlandı. Bundan sonrası ayrı dram. Düşünün, kimlikler ancak DNA testiyle belirlenecek.

Gelelim yansımanın en moral bozucu bölümüne. Sabah balkona çıktım. Üç kişi ellerinde gazete bağıra bağıra bu olayı tartışıyorlardı. Duymamam mümkün değil. İçlerinden biri, ölenlerden en galiz şekilde söz ediyordu. Aklıma Tarsus'ta öldürülen Özgecan kızımızın olayı düştü. O gün Nihat Doğan'ın yaptığı yorum dün işittiklerimin yanında zemzemle yıkanmış kalır.

Eğer yürüyecek halim olsa, yaşıma aldırmayıp inip kavga edeceğim. "Lanet olsun" deyip içeri girdim. Sinirlerimin bozulmasıyla kaldım.

Üçü de bayan olan uçuş personeli ile birlikte 11 hanımın yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER