"Keşke" dedirten galibiyet
Ev sahibi Amerika Birleşik Devletleri karşısında alınan galibiyet, futbolseverlerin yüreğine su serpse de aslında buruk bir moralden öteye geçemedi. Oysa bu turnuvaya başlarken beklentimiz de, içimizde büyüttüğümüz umudumuz da çok daha büyüktü. Sahadaki mücadeleyi izlerken iç çekerek sormadan...
Ev sahibi Amerika Birleşik Devletleri karşısında alınan galibiyet, futbolseverlerin yüreğine su serpse de aslında buruk bir moralden öteye geçemedi. Oysa bu turnuvaya başlarken beklentimiz de, içimizde büyüttüğümüz umudumuz da çok daha büyüktü. Sahadaki mücadeleyi izlerken iç çekerek sormadan edemedik: Keşke daha önce böyle oynasaydı millilerimiz. Keşke daha önceki kritik müsabakalara da mental olarak bu kadar hazır, bu kadar odaklanmış bir şekilde çıksaydık.
En büyük hayıflanmamız ise galibiyet hırsımıza yönelik oldu. Keşke o bildiğimiz, özlediğimiz kazanma arzusunu ve hırsını bu maçta olduğu uzatma dakikalarına kadar diğer maçlarda da istikrarlı bir şekilde taşıyabilseydik.
Büyük turnuvalara katılım hakkı kazanarak milli takımı üst seviyeye yükselten Vincenzo Montella, ne yazık ki bu seviyelerde; taktiksel hamlelerinde, stratejik yaklaşımlarında ve kadro tercihlerinde ciddi soru işaretleri bıraktı.
Nitekim ABD karşılaşmasında, nihayet elindeki malzemenin en iyilerinden birini sahaya sürerek konfor alanından çıktı, doğruya yaklaştı. Turnuvanın önceki maçlarında rakip savunmaların arasında kalarak kalabalıklarda ezilen Kerem’in yerine bu kez ileri uçta Arda...