Cağaloğlu’ndan Mahmutpaşa’ya

İnsan rahata çabuk alışıyor. Vakit kazanmak için açıldığı tarihten beri Marmaray’ı kullanıyorum. Halbuki vapurla yolculuk daha güzel, daha insanî. . . Üstelik deniz havası alıyor, daha da...

İnsan rahata çabuk alışıyor. Vakit kazanmak için açıldığı tarihten beri Marmaray’ı kullanıyorum. Halbuki vapurla yolculuk daha güzel, daha insanî. . . Üstelik deniz havası alıyor, daha da önemlisi İstanbul’da yaşadığınızı hissediyorsunuz. Birkaç gün önce Sultanahmet taraflarında işlerimi tamamladıktan sonra akşamüzeri Marmaray’a yönelmiştim ki, kendi kendime “Niçin vapurla dönmüyorsun? Böyle giderse vapur zevkini büsbütün kaybedeceksin! Hem şimdi Marmaray vagonlarında yolcular balık istifidir!” dedim ve Ankara Caddesi’ne yöneldim. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin önüne geldiğimde dönüşü daha zevkli hale getirmek için yolumu uzatmak istedim ve Türkocağı Caddesi’ne saptım. Mütareke devrinde, işgal kuvvetlerinin baskısından kurtulmak için sürekli mekân değiştirmek zorunda kalan Türk Ocağı, sonunda şimdi Türkiye Gazeteciler Cemiyeti binasının işgal ettiği yerdeki konağa sığınmıştı. Bu sebeple, 1934’te İstanbul Şehir Rehberi’ni hazırlarken muhtemelen Osman Nuri Ergin’in Türkocağı ismini verdiği caddenin sağ köşesinde de İran Konsolosluğu yükseliyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kendini çocuklara adayan adam 09 Şubat 2020 | 129 Okunma Topladığı kitapları satmayan sahaf 02 Şubat 2020 | 250 Okunma ‘Zelzele verme Yârab’ 26 Ocak 2020 | 124 Okunma ‘İşgal günlerinde İstanbul’ 19 Ocak 2020 | 197 Okunma Kitap dostları ve düşmanları 12 Ocak 2020 | 385 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar