İnsan yaptıklarının hem eseridir hem esiridir

Doğal afetler karşısında toplumların takındıkları tutum ile gelişmişlik arasında açık bir ilişki vardır. Toplumsal zihniyet, siyasetçilerin ve yöneticilerin tavrını da belirliyor; tecrübeden ve bilimsellikten uzak açıklamalarda kullanılan kavramlar belli: Kader, ceza, günah.

Böylece sorumlular kamu vicdanında aklanmış oluyorlar. Eh biraz da magazin lazım; depremi, çocuk evliliklerini yasaklamaya bağlayan profesörümüz gibi tipler de sahnedeki yerini alıyor. Her felaketi din-diyanet bağlamında değerlendirirken, demiri, çimentoyu, fay hattını, ihmali, beceriksizliği görmeyip, aklı-izanı yok sayan din satıcıları da şu ve benzer soruların muhatabı olmaktan kaçamıyorlar: “Küba’da yaşanılan depremde tek kişi ölmemiş, bu takdirde Allah Allahsızları mı seviyor?” (hâşâ) İBADET BİREYSELDİR, ETİK TOPLUMSAL Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, sağlıklı çevre ve gıdalar, güvenlikli binalar insanca yaşamanın unsurlarıdır. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Maneviyat avcıları nasıl kandırıyor? (3) 21 Eylül 2020 | 181 Okunma Maneviyat avcıları: Birer holding patronuna dönüşen şeyhler (2) 14 Eylül 2020 | 590 Okunma Maneviyat avcıları ve işlevsiz hale getirilen din 07 Eylül 2020 | 218 Okunma İnanç hem aydınlatmalı hem ısıtmalı 31 Ağustos 2020 | 134 Okunma Aklını kullanma cesareti göster 24 Ağustos 2020 | 199 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar