Suskunluk ve linç arasında İliç

Türkiye’nin hiçbir meselesini aklıselimle, sağduyuyla, soğukkanlılıkla konuşamaz olduk. Bir hadise olduğunda, daha detayları ortaya çıkmadan toplum adeta bıçakla kesilmiş gibi ortadan ikiye...

Türkiye’nin hiçbir meselesini aklıselimle, sağduyuyla, soğukkanlılıkla konuşamaz olduk. Bir hadise olduğunda, daha detayları ortaya çıkmadan toplum adeta bıçakla kesilmiş gibi ortadan ikiye ayrılıveriyor.

Bir kesim, haberi duyduğu andan itibaren olağan şüphelileri tespit ediyor ve var gücüyle saldırmaya başlıyor. Marjinal örgütler, müzmin muhalifler, hadiseden fırsat devşirme peşindeki siyasetçiler, sansasyon peşindeki gazeteciler, ajan-provokatörler ve daha nicesi meselenin üzerine üşüşüp çıkardıkları büyük gürültü ve yaygarayla hakikatin ortaya çıkmasına mani oluyorlar.

Diğer kesim ise, hadisenin özünden uzaklaşıp konuyu bambaşka yerlere çeken kalabalığın yaygarasını görüp ya savunma pozisyonu alıyor ya da sessizliğe gömülüyor.

Terörden depreme, sel baskınlarından iş kazalarına, tecavüz olaylarından istismara kadar hemen her mesele, toz-duman, gürültü içinde enine boyuna konuşulmadan maalesef kapanıp gidiyor.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki facia sonrasında da aynı bölünmeyi yaşıyoruz.

Yanıltıcı haberler, dezenformasyon, iftiralar, ithamlar, klavye başında yapılan kahramanlıklar ve ukalalıklar, peşin suçlamalar, linçler, fırsatçılıklar, “ben...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ne yapmalı? 15 Nisan 2024 | 610 Okunma Gazze’de bayram sabahı 12 Nisan 2024 | 77 Okunma Kaybetme korkusuyla kaybetmek 08 Nisan 2024 | 771 Okunma “Kahvemizi içer, tiyatroyu seyrederiz” 05 Nisan 2024 | 919 Okunma Ayasofya’yı açan adama vefa zamanı 29 Mart 2024 | 444 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar