ÇOK OKUNAN YAZARLAR

8 milyar TL’yi, M. Kemal nereden bulmuş olabilir?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu Yeni Akit Gazetesi
19 Eylül 2018 | 9.8 K

Türkiye İş Bankası’nın % 28.9’u ne demek?

İş Bankası’nın kendi açıkladığı rakamlara göre, 30.06.2018 tarihi itibarıyla piyasa değeri 25.700.569.000 TL denildiğine göre..

Yuvarlak hesap yapalım..

8 milyar TL’den bahsediyoruz..

O zaman soru şu:

CHP bu hisseyi nereden kazanmış?

Cevapları hazır:

“Bilmiyor musun cahil.. Atatürk vasiyet etti..”

O zaman soru şu:

“Atatürk, savaş ortamında, 8 milyar TL’yi nereden kazandı?”

Sorumuzun cevabını, tabii ki Atatürk’ten beklemiyoruz..

Şu an o payı kullanan CHP yetkililerine soruyoruz..

Hani siyasi iktidarı yerden yere vuruyorlar ya..

Şu yolsuzluktur.. Bu gasptır..” diyorlar ya..

Atatürk’ün vasiyeti gereği sahibi olduklarını iddia ettikleri 8 milyar TL’nin kaynağını da açıklamak zorundalar..

Bu noktada, eleştirimizi CHP yönetimine yapmakla birlikte..

Hissenin CHP’ye vasiyet edeni olan Mustafa Kemal’e aynı eleştiriyi yapmakta tereddütlüyüm..

Çünkü o tarih itibari ile, CHP tek parti olarak ülkeyi yönetiyor..

Mustafa Kemal, 8 milyar TL’nin kendi parası olmadığını biliyor.

Zaten kendi mülkiyetine de geçirmemiş.

O paranın, Müslüman ülkelerden, Anadolu’nun kurtuluşu için kullanılmak üzere yollanan yardım paraları olduğunu biliyor..

Ve o parayı, kendi malvarlığına katmadan..

Ayrı bir hesapta muhafaza ederken..

İş Bankası’nın kuruluşu sırasında, o parayı kullanıyor..

Ama kendi parası gibi bir takdimi yok..

“Bana annemden kaldı, babamdan gelen miras” şeklinde olayı tahrif etmiyor..

Ve o paranın kendisine ait olmadığını adeta deklare etmek için..

Vasiyetinde de, o hissenin CHP’ye geçmesini öngörüyor..

Çünkü CHP, o tarih itibari ile ülkenin tek partisi..

İkinci bir siyasi parti yok.

CHP demek, Türkiye Cumhuriyeti demek.

Türkiye Cumhuriyeti demek, CHP demek..

Şunu diyebiliriz..

Mustafa Kemal’in, ilerki yıllarda çok partili sisteme geçilebileceğini düşünerek, hisseyi CHP’ye değil, Hazine’ye bırakması daha doğru olurdu.”

El hak, doğru bir tespit..

Ama..

Kaynağı ile..

Miktarının büyüklüğü ile..

Farklı bir iddiada bulunulmasının imkansızlığı sebebi ile..

Bugünkü CHP’lilerin böyle bir uçuk iddiada bulunabileceklerinin tahmin edilememesinden dolayı..

Böyle bir yanlışa imza atılmış olabilir..

O yanlışı, tarihin o döneminde bırakıp..

Biz bugünkü CHP yönetimine soralım:

“Size bırakılan paranın, Türkiye Cumhuriyeti’nin parası olup olmadığı noktasında, küçücük bir şüpheniz var mı? Mustafa Kemal’in, 8 milyar liralık bir malvarlığı olma ihtimali var mı?”

Cevabını merak ediyorum..

 Acaba, CHP’li yöneticiler, bu sorunun cevabını bilmedikleri için mi, o hisseyi sahipleniyorlar?

Yoksa..

Mustafa Kemal’i tartışmaya açmak için mi, bu hisseyi sahipleniyorlar?..

Öyle ya..

CHP o hisselere sahip çıktığı müddetçe..

Herkes soracaktır: “Mustafa Kemal, savaş döneminde, sadece maaşı sözkonusu olduğu halde, 8 milyar TL’lik bir malvarlığına nasıl sahip olabilmiştir?”

Bu tartışmanın..

Atatürkçüleri üzeceği açık..

O halde..

Çözüm basit..

Gerçekleri kabul edip..

O tarihte tek partinin olduğu gerçeğinden hareketle..

CHP’ye vasiyet edilen hissenin, aslında Hazine’ye bırakılmasının amaçlandığını kabul edip..

Gereğini yapmak, zorunlu..

Dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başkan Tayyip Erdoğan’a cevap verir gibi yaparak, konu ile ilgili esas soruları cevaplandırmadan, gerçeklerin üstünü örtmeye çalışmış..

 Cevap şu:

“Biz İş Bankası’nın ortağı değiliz. Daha önce de Kenan Evren de aynı yolu denemişti.”

Hemen karşı cevabımızı verelim..

Siz ortak değilseniz, eski genel başkanınız Murat Karayalçın, Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine, nasıl seçildi?

Dahası..

Eski milletvekiliniz Müslim Sarı, aynı yönetim kurulu üyeliğine nasıl getirildi?

Daha dahası..

Yine eski milletvekiliniz Rahmi Aşkın Türeli İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine nasıl getirildi?

O cevaplamadan, ben söyleyeyim..

CHP’nin İş Bankası hissedarlığı sebebi ile, yönetim kuruluna seçtiği üç isim, bunlar..

Önceki yıllarda da..

CHP milletvekili Bayram Meral’in oğlu..

CHP’nin adalet bakanlarından Memhmet Moğultay’ın oğlu..

Hakeza..

CHP’li milletvekilleri Adnan Keskin.. Cevdet Selvi.. Mustafa Özyürek.. Ali Topuz.. Ali Sözen.. Mustafa Timisi.. Bülent Tanla.. 

Ve daha bir çok CHP’li isim, İş Bankası’nın yönetim kurulunda, CHP kontenjanından üyelik yaptı..

Bunları da, görmezden mi geliyor, sayın Kılıçdaroğlu?..

CHP Genel başkanı olarak, imza yetkisine sahip olmalı..

Buyursun bir “Hodri meydan” desin..

Nasıl ki, “Biz İş Bankası’nın ortağı değiliz” diyor..

Şunu da devamında söylesin:

“CHP’nin İş Bankası’nda ortak olduğunu kim ispat ederse, o ortaklık payını kendisine devretmeye hazırım” desin..

Biz de bir vakıf bulalım..

Bir eğitim üzerine çalışmaları olan dernek bulalım..

Onun adına davayı açıp, Kemal Bey’e göre olmayan ortaklık payını, CHP’den alıp o vakfa veya derneğe aktaralım..

Bu çözüm hoşunuza gitmedi mi?

Haydi doğrusunu yapalım..

Başkan Tayyip Erdoğan da konuyu sahiplendiğine göre..

Onun talimatı ile, Maliye Bakanlığı avukatları bir dava açsınlar..

“CHP genel başkanı da, İş Bankası’nda ortaklıkları olmadığını itiraf etti. % 28,9 hissenin, Hazine adına kaydının yapılmasını talep ederiz” netice-i talepli davayı açsınlar..

Türkiye bu hokkabazlıktan kurtulsun..

“Siyasi parti midir, yoksa İş bankası’nın yönetim kurulunda avantadan maaş aldırılan bir tüzel kişilik midir” tartışması son bulsun..

Tamam mı, Kemal Bey?..

Devamını Oku