Toplum ve durum bu...
Tayyip Erdoğan hükümeti ve mevcut siyasi ittifak, Türkiye’yi global ve görece bağımsız bir güç hâline getirdiklerini düşünüyorlar.Disiplinli toplum, dar bir ifade özgürlüğü alanı ve kuvvete dayanan siyaset ve devlet politikası üzerinden kurmuş oldukları iç düzeni ideal bir durum olarak hayal...
Tayyip Erdoğan hükümeti ve mevcut siyasi ittifak, Türkiye’yi global ve görece bağımsız bir güç hâline getirdiklerini düşünüyorlar.
Disiplinli toplum, dar bir ifade özgürlüğü alanı ve kuvvete dayanan siyaset ve devlet politikası üzerinden kurmuş oldukları iç düzeni ideal bir durum olarak hayal ediyorlar.
Eleştiriler onlara değmiyor, hatta zaman zaman şaşırtıyor.
Muhalif gözüyle veya bir demokrat gözlüğüyle durum farklı.
Türkiye, her geçen gün ifade özgürlüğünün buharlaştığı, partilerin, kişilerin ve aktörlerin baskı altına alındığı, demokrasiden oldukça uzak, otoriter bir yapıda biraz daha derinleştiği bir istikamette ilerliyor. Seçimler dışında demokrasiyle ilişkilendirilebilecek açıkçası pek az şeyin geriye kaldığını görüyoruz.
Cumhurbaşkanı olduğundan beri Tayyip Erdoğan hakkında açılan cumhurbaşkanına hakaret davalarının sayısı yaklaşık geçen yıl itibarıyla 30.000’di. Şaka değil bu...