Hadi, biraz daha cesaret
Epey bir zamandır herkes işin farkında. Parti nerede ise rant mekanizmasına dönüşmüş. Yola çıkış ideallerini hatırlatanlar, “muhalif” görülmeye başlanmış. O sebeple hareketin kendi kendini restore etme imkânı da zorlaşmış.Ancak “hatırlı” ya da “cesaret sahibi” kişiler, o da “Reis’ten referansla”...
Epey bir zamandır herkes işin farkında. Parti nerede ise rant mekanizmasına dönüşmüş. Yola çıkış ideallerini hatırlatanlar, “muhalif” görülmeye başlanmış. O sebeple hareketin kendi kendini restore etme imkânı da zorlaşmış.
Ancak “hatırlı” ya da “cesaret sahibi” kişiler, o da “Reis’ten referansla” bir şeyler söyleyebilir hale gelmiş.
Bu noktada Bilâl Erdoğan önemli bir figür. Cumhurbaşkanı’nın mahdumu. Oğlu. Bu hüviyetiyle İlim Yayma Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı dahil muhafazakâr camiadaki birçok kuruluşun başkanı. Milli İrade Platformu onun çevresinde hareket ediyor. TÜGVA, TÜRGEV hakeza…
Bilâl Bey’in bir bakıma hem islâmî camianın nabzını tuttuğu, hem partinin toplumsal zeminini gözlediği söylenebilir.
O bir gün şöyle bir cümle kurdu:
“Yeniden bu toplumda ‘Dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. İyiliklerin kaynağının dindar insanlardan geldiğini topluma yerleştirmeliyiz.”