İttihat Terakki'den yadigâr

Hot zot geleneği de İttihat Terakki ile başladı. Bu mahallede kime sorsan Sultan Hamid'e hayran olduğunu söyler. Anlat hayranlığın sebebi ne, desen ezberlediği üç beş kalıp cümle vardır onları sıralar....

Hot zot geleneği de İttihat Terakki ile başladı. Bu mahallede kime sorsan Sultan Hamid'e hayran olduğunu söyler. Anlat hayranlığın sebebi ne, desen ezberlediği üç beş kalıp cümle vardır onları sıralar. Siyasi dehaydı demeyi de ihmal etmez.

Oysa aynı kesim İttihat Terakki politikalarından daha çok hoşlanır. Âdeta mest olur.
Yani bu kesimin hoşlandığı üslup Sultan Hamid'in idare tarzıyla örtüşmüyor. Her şeyi ile İttihat Terakki'yi çağrıştırıyor.

Sultan Hamid'e hayran olup İttihat Terakkili gibi düşünmek, iş yapmak, sevinmek, üzülmek, heyecanlanmak.. Çok ibretlik bir durum.

Sultan Hamid'in bağırdığını hiç duyan olmuş mu?

Mesela Hareket Ordusu Kumandanı Şevket Paşa'nın propaganda amacıyla kayda alınan konuşması var.. İki sene önce ortaya çıkmıştı, orada bağırıyordu. Sanki birliklerine hitap ediyormuş gibi bağırıyor.. Stüdyo kaydı olma ihtimali yüksek, demişti uzmanlar. Diğer şehirlerde insanlara dinletmek ve ayaklarını yerden kesmek için kayda alınmış.
İnce siyasetin talibi yok.
Muhakeme de yok.
Efkan Ala bile geçen sene, "Kıracaksın kapıyı Selami" deyince o günün şartlarında insanlar başka türlü sevmişti.
Efendim hukuk mukuk diyenleri sevmezler.
...
Aynı insanların Mehmet Akif deyince de gözleri yaşarır. Mehmet Akif Sultan Hamid'e söver sayar.
Baykuş demiş, Kızıl Kâfir demiş, zalim demiş, korkak demiş. Kime? Müslümanların halifesine..
İkisini birden sevmek nasıl olur bunun da açıklaması yok.
Bizimkiler yatıp kalkıp Batı'ya söver, M. Akif'in üstadı silsile yoluyla Cemaleddin Efgani üzerinden Batı'ya bağlıdır, kafa yormaz. Yahu insan iki satır Cemaleddin Efgani okumaz mı? Mahir Kaynak bile (bile derken bu konulara bu açıdan bakmadığı halde) "Efgani'nin İngiliz ajanı olduğu anlaşılıyor" demişti.
....
Seneler önce bizim ulaştırma servisinde çalışan bir şoför İETT'ye nasıl giremediğini anlatmıştı:
"...Abi imtihanı kazandım. Otobüsleri dağıtıyorlar.. İsmi okunan öne çıkıyor, otobüsünü alıp hareket ediyor. Sıra bana geldi. Oradaki görevli evrakları istedi, 'yanımda yok yarın getiririm' dedim.. 'Olmaz o zaman otobüsü de yarın teslim alırsın' dedi. Kafayı koyduğum gibi adamı serdim yere. Sen kimsin lavuk.."

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
"Bu devlet işi" demişler.. 11 Mayıs 2017 | 558 Okunma Hüsranla biten hikâye.. 10 Mayıs 2017 | 475 Okunma Şehirle beraber büyüyen çocuklar... 09 Mayıs 2017 | 472 Okunma Yaşanmış istihbarat fıkrası... 05 Mayıs 2017 | 329 Okunma Muhafazakâr-Lümpen 04 Mayıs 2017 | 469 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar