Yüksel Aytuğ Sabah Gazetesi

Tarihin en kötü forması

Galatasaraylı dostlarım alınmasın ama Şampiyonlar Ligi'nde takımlarının Brugge karşısında giydiği forma, tarihlerinin en berbat, en zevksiz ve renksiz formasıydı. Ana renk olarak seçilen, beyaz mı gri...

20 Eylül 2019 | 156 okunma
Galatasaraylı dostlarım alınmasın ama Şampiyonlar Ligi'nde takımlarının Brugge karşısında giydiği forma, tarihlerinin en berbat, en zevksiz ve renksiz formasıydı. Ana renk olarak seçilen, beyaz mı gri mi olduğuna bir türlü karar veremediğim o bulamaç, deterjan reklamında rakip firmanın bir türlü temizleyemediği beyaz çamaşır rengiydi.
Doğrusu ne Galatasaray'a, ne de onun şanlı tarihine yakıştı.
Siz bakmayın Galatasaray'ı örnek verdiğime, yıllardır neredeyse tüm takımlarımızın sahada taşıdıkları formalar birer zevksizlik manifestosu gibi.
(Buna Milli Takım forması da dahil) Gözünü seveyim o eski çubukluların, parçalıların, yakası bağcıklı nostaljik formaların...
Bence bir takımın taşıdığı forma; o kulübün tarihini, vizyonunu, hedefini, idealini, kısaca onun 'karakterini' yansıtmalı. O formayı gören taraftarın tüm duyguları şahlanmalı, kulüp forması satan dükkanların önüne iştahla gelmeli, hatta kuyruğa girmeli.
Ama nerdeee...
Oysa günümüzde forma satışlarından gelen paralar büyük kulüplerin en önemli gelir kalemlerinden. Ama ben bu kadar önemli ve değerli bir 'ürünün' üretim/karar aşamasını doğrusu çok merak ediyorum.
Bu formaları kim onaylıyor?
"Tamam, giyilir" diye kim okey veriyor?
Ben kulüp başkanı olsam, forma renklerine, desenlerine, stillerine karar vermek için bir 'komisyon' oluştururdum.
Peki o konsey kimlerden mi oluşurdu? Bir taraftar, bir yönetici, bir futbolcu, bir hakem (Hakem gözü çok önemlidir.
Hakem kararına etki eden bir formanın maçı kazandırması ya da kaybettirmesi pekala mümkündür), bir spiker, bir maç yönetmeni (Nihayetinde formalardaki isim ve numaraların yayıncılar tarafından rahatlıkla görünmesi, kolay algılanması, ekranda dikkat dağıtacak görsel efekt oluşturmaması gerekir). Bu komisyona bir modacı, bir stilist, bir de tekstil mühendisi eklerdim. Ama o modacıları; uçuk-kaçık, sadece kendilerini tatmin etmek ya da isimlerinden söz ettirmek için kreasyon oluşturup defile yapanlar arasından seçmezdim.
Bunca laftan sonra ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Acaba kulüplerde şu forma işine benim kadar kafa yoran bir yönetici var mı?

YAZININ DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Böyle intihar olur mu? 08 Mayıs 2024 | 453 Okunma ‘Takipçi’ her zaman ‘seyirci’ değildir 07 Mayıs 2024 | 106 Okunma Yuh olsun size! 05 Mayıs 2024 | 226 Okunma “İslami terör” safsatasını çürüten yazı 04 Mayıs 2024 | 232 Okunma Bunlar nasıl kutlama? 03 Mayıs 2024 | 109 Okunma