Libya sahnesinin kazananları: Putin, Erdoğan ve Merkel

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, bugünkü yazısında Libya sahnesinin "kazananlarının" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel olduğunu yazdı.

Yetkin Report.com'da yazılarını yayınlayan Murat Yetkin bugünkü yazısında Libya sahnesinde kazananları, kaybedenleri yazarak  son durumu değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın asker gönderme tehditinin işe yaradığını belirten Murat Yetkin,  "Hem asker gitmedi, hem Libya’da destek olunan tarafından yenilenmesi sağlandı, ateşkes ilan edildi ve Berlin’de kurulacak Libya masasındaki yer sağlamlaştı" değerlendirmesinde bulundu.

"Libya sahnesinde kazananların başında Rusya ve Putin geliyor" diyen Yetkin Almanya ve Merkel'in kazananlar arasında olduğunu belirtti.

Yetkin yazısında "Fransa ve Emmanuel bu defa kaybedenler safında görülüyor.  Macron Mısır’da Abdülfettah Sisi kaybetti, Yunan ve Kıbrıs Rum hükümetleri net kayıpta görünüyor. İsrail’de Binyamin Netenhayu’nun Akdeniz planları tutmadı, kaybetti. " ifadeleirne yer verdi.

Yetkin'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

Kazananlar-kaybedenler
Libya sahnesinde kazananların başında Rusya ve Putin geliyor, stratejik düzeyde Moskova küresel oyuna ABD’nin güçlü olduğu Avrupa-Orta Doğu coğrafyasına, üstelik oyun kurucu olarak döndü. (Sırada Basra Körfezi olabilir, hazır ABD İran’la çatışma eşliğine gelmişken, Rusya’nın hem İran, hem SuudiArabistan’la iyi ilişkiler içinde olduğu unutulmamalı.)

Türkiye ve Erdoğan, riski yüksek bir hamle ile Libya oyunundan galip çıktı. Asker göndere tehdidi işe yaradı. Hem asker gitmedi, hem Libya’da destek olunan tarafından yenilenmesi sağlandı, ateşkes ilan edildi ve Berlin’de kurulacak Libya masasındaki yer sağlamlaştı. Trablus ateşkesi ile birlikte sağlanan İdlib ateşkesi,Türkiye’ye Suriye zararının neresinden dönülse kardır çıkışını sağlayabilir. Dahası, Akdeniz’den Kıbrıs yoluyla dışlanma girişimleri bertaraf edilmiş oldu. AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in Libya vesilesiyle Türkiye’ye gelip Erdoğan ile görüştüğünü kayda geçmek lazım; göçmenler sorunu bir Türk-Alman sorunu olmaktan çıkıyor.

Almanya ve Merkel kazananlar arasında. Geçen Eylül ayında attığı Libya barışı için Berlin Süreci adımı, Türk-Rus ateşkes çağrısı sayesinde zemin kazandı. Alman diplomasisi bu süreci tamamlamak için elinden geleni yaparak, bölgedeki rakiplerine karşı güç kazanmaya çalışacaktır; buna Avrupa Birliğindeki ortağı Fransa dahildir.

İtalya’nın son anda ABD ile ortak tutumla ateşkese destek vermesine karşın Fransa ve Emmanuel Macron bu defa kaybedenler safında görülüyor. Erdoğan ve Putin’in ateşkes çağrısı yaptığı 8 Ocak günü Fransa’nın Kahire’de Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Hükümetiyle birlikte Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmaları “yok hükmünde” ilan ettiği unutulmamalı. Şimdi, Mısır’ın da ateşkesi desteklediği gözönünden alındığında, Fransa’nın AB’nin lokomotif güçlerinden biri olarak, en azından kağıt üzerinde desteklemesi zorunlu görülüyor.

Mısır’da Abdülfettah Sisi kaybetti, ama Mısır kaybetmiş sayılmaz. Birincisi, Libya ile Türkiye’nin imzaladığı denizcilik anlaşmasına göre, Mısır’ın Akdeniz’deki sahası ve ekonomik-siyasi hakları da genişlemiş oluyor. Libya barışı sağlanırsa, yeni Libya hükümetinin mevcut anlaşmayı çöpe atmayacağı gibi, Mısır hükümetinin de benimsemesi ihtimali yüksek. Ayrıca Akdeniz’deki gaz kaynakları bakımından son aramalardan en karlı çıkan ülke Mısır oldu; yani Avrupa’ya ihraç için Kıbrıs ve İsrail gazıyla birleştirmeye, Yunanistan’la işbirliğine mecbur olmaktan çıkıyor.

Yunan ve Kıbrıs Rum hükümetleri net kayıpta görünüyor. Önce gaz ve petrol aramalarıyla (Alex’in Tsipras döneminde) Batı’dan Türkiye’ye karşı aradığı sertlikte desteği bulamamış olan Atina, şimdi (Kiriakos Mitsotakis döneminde) de mevcut desteğini kaybedebilir. AB Konseyi Başkanı Michel’in Türkiye ziyareti, Yunanistan ve Kıbrıs Rum hükümetinin Doğu Akdeniz’deki zemin kaybının bir başka göstergesi oldu.

İsrail’de Binyamin Netenhayu’nun Akdeniz planları tutmadı, kaybetti ama İsrail kaybetmiş sayılmaz. İsrail hala kendi gazını Avrupa’ya en kasa ve ucuz yoldan nakletmesin Türkiye üzerinden olduğunu biliyor. Bunun yolu da Türkiye ile uzlaşmaktan geçiyor,

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın bu gelişmeler ardından Moskova temasları dikkatle gözlenmeli. Ne zaman Ruslarla bu düzeyde görüşmeler olsa, mutlaka bölgede yeni gelişmeler oldu şimdiye kadar.

Murat Yetkin'in yazısının tamamı