Tayfun Atay
Tayfun Atay Cumhuriyet

Bulantı

21 Nisan 2017 | 266

Günlerdir yaşananlar karşısında içimde ne kıvanç, ne burukluk; ne acı, ne sevinç; ne üzüntü, ne neşe; ne kızgınlık, ne yılgınlık; ne öfke, ne teslimiyet; ne endişe, ne umut; ne korku ne de isyan var.
Sadece bir bulantı hissediyorum!

O kadar baskı, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, madrabazlık ve daha aklınıza ne gelirse yapılan her şeye rağmen bu toplum teslim olmadı. En olumsuz, tarifi imkânsız, dehşet verici koşullarda bile bilinciyle vicdanını buluşturup “Hayır” dedi.

Devleti ele geçirmiş bir organize dinbazlık, korkuyu, tehdidi, darbı, gözdağını, sindirmeyi, terörle itham etmeyi, tekfir etmeyi, insanların karısını-kızını “helâl” etmeyi ve daha aklınıza ne gelirse hepsini devreye soktu, yine de “Evet” dedirtemedi insanlara ki…

O yüzden bir “mühürsüz seçim”in gayri meşruluğundan medet bulabildiler ancak!..

***
Bulantı bundan…

Daha önce aynı sebeple, yani mühürsüz oy pusulaları yüzünden itiraz ederek seçim yeniletmiş olanlar…

Şimdi mühürsüzlüğün daniskası ortadayken önceki tavırlarının aksine, riyakârca “Bitti bu iş” diyorlar.

Bulantı bundan!..

Tabii öte yandan bir buçuk milyona yakın fark attık da diyorlar.

Ama bu farka “güvenip” (!) şaibeyi ortadan kaldırma, maşeri vicdanda da, dünyanın gözünde de kuşkuları giderme ve aklanma yolunda seçimi yenilemeye yanaşmıyorlar.

Kısa vadede atı alıp Üsküdar’ı geçmeyi, uzun vadede tarihe bir utanç vesikasıyla geçmeye tercih ediyorlar.

Bulantı bundan!..

AGİT’in tespitlerini “Avrupa-fobik” bir dolu laklaka eşliğinde hiçe sayarken, kendi yaptıkları seçim kanununu kendilerinin ihlalini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ek protokolüne sığınarak zavallıca savunmaya çalışıyorlar.

Bulantı bundan!..

***
Seçim gecesi ilk karşımıza çıktığından beri Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven’in ses tonuna, yüz jestlerine, vücut diline bakıyorum, kaygıyla karışık bir aczin tahminî okumasını yapmaya yöneliyor zihnim…

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER