Fatih Selek
Fatih Selek Türkiye

Milletin basını

17 Temmuz 2017 | 1.1 K

Bizde darbeler hep aynı şekilde cereyan etti. Dış güçlerin kuklaları eliyle toplumsal olaylar tertiplendi önce. Basın bunlara çanak tuttu. Asker galeyana getirildi ve hedefe ulaşıldı.
Mesela, Abdülaziz Han'ın katledilmesine giden süreç, medrese öğrencilerinin sokağa dökülmesiyle başladı.
Yeğeni Abdülhamid Han'ın tahttan indirilmesinin işareti de rütbesiz askerler ve harp okulu öğrencilerinin ayaklanmasıyla verildi. Operasyonun göbeğinde Volkan isimli bir gazete vardı.
Adnan Menderes'in idamıyla neticelenen 1960 darbesinin öncesinde de öğrenciler kullanıldı. 6-7 Eylül olayları tezgâhlandı. Bunların altında derin devletin bulunduğunu Orhan Birgit 50 yıl sonra itiraf etti. Kayseri'de Yeşilhisar hadiseleri peydahlandı. İnönü buraya 'yürüdü'. CHP'nin yayın organı Ulus gazetesi olayları çarpıtıp, darbenin mayasını attı.
1980 öncesi MSP, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesini protesto için Konya'da miting düzenledi. Burada bir provokasyon yapılarak darbeye kılıf uyduruldu.
28 Şubat 1997'de Necmettin Erbakan'ın istifasıyla neticelenen postmodern darbenin gerekçesi de yine bir Kudüs gecesiydi. Sincan'da tanklar yürütülmeden dönemin Sabah gazetesi muhabirleri geceden erketeye yatıyor; Hürriyet fotoğraf çekemedi diye tanklar öğleden sonra tekrar caddelerde gezdiriliyordu. O dönem atılan kirli manşetler hafızalarda tazeliğini koruyor.
15 Temmuz'a giden yolda neler yapıldığı malum. Önce Gezi kalkışması, sonra 17-25 Aralık girişimi, MİT tırlarının durdurulması, 6-7 Ekim olayları... FETÖ medyası ve muhipleri darbeye giden yolda kumpası kuranların değirmenine su taşıdı.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER