Aydın Engin
Aydın Engin Cumhuriyet

Ubuntu

20 Mart 2017 | 713

Başlığın anlamını bulup çıkarmaya boşverin, hikâyeyi okuyun. 
Afrika’nın derinliklerinde çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önermiş. Bir yarış. Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacak. Onlara, “Haydi, şimdi koşmaya başlayın! Birinci olan ödülü alacak!” demiş. 
O an bütün çocuklar el ele tutuşup ağaca doğru koşmaya başlamışlar. Ağacın altına birlikte varmışlar ve hep birlikte meyveleri yemeye başlamışlar. 
Beyaz adam şaşırmış; neden böyle yaptıklarını sormuş. 
- Biz ubuntu yaptık, demiş çocuklar. Yarışsaydık, yarışı kazanan tek kişi olacaktı. Ötekiler mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir mi?Oysa ubuntu yaptık, hepimiz yedik. 
Sonra da hâlâ şaşkın antropoloğa ubuntu’nun anlamını açıklamışlar... 
Ben, biz olduğumuz zaman ‘ben’im...

***

Biliyorum bu öykücük elektronik ortamda çok dolaştı. Kimileriniz çoktan okumuş da olabilir. 
Olsun... 
Günübirlik ve çok düşük, hatta “çukur” yüksekliğinde sürüp giden siyasetten biraz kafamızı kaldırmak, insanı insan yapan temel değerleri, insanlığın binlerce yıllık arayışlarını anımsamak hepimize iyi gelse gerek. 
Kara Afrika’nın derinliklerinden, hani Holywood filmlerinde “vahşiler” diye adlandırılan karaderili çocukların bile bilincine yerleşmiş bir bilgelik aktardım. Oysa bizler “Ancak biz olabilince ben” olmak yerine “Altta kalanın canı çıksın” ya da “Her koyun kendi bacağından asılır” bencilliğini yaşıyoruz. 

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER