KARADENİZ DOĞALGAZI

Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz rezervini, Karadeniz'de keşfetti. Tuna-1 sahasında ilk etapta keşfedilen 320 milyar metreküp, varlığı tespit edilen ve keşfi çok yüksek olasılık olan, iki damarla birlikte toplam...

Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz rezervini, Karadeniz'de keşfetti. Tuna-1 sahasında ilk etapta keşfedilen 320 milyar metreküp, varlığı tespit edilen ve keşfi çok yüksek olasılık olan, iki damarla birlikte toplam yaklaşık 900 milyar metreküp ve Türkiye'nin 20 yıllık ihtiyacının karşılanması söz konusu.

Bu daha başlangıç. Devamı gelecek. Karadeniz gazı 2023'te sisteme bağlanarak devreye alınacak. Sistem devreye alındığında  Türkiye'nin cari açığı, faiz ve döviz kuru baskısı tarihe karışacak.

Başta Reis ve emeği geçen herkese sonsuz takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Doğalgaz veya petrolle ilgili karada, denizlerde, Karadeniz, Akdeniz ve Ege'de yeni keşiflerin, tespitlerin gerçekleştirilmesi, bulunan enerjinin çıkarılması, sisteme dahil edilmesi, bu teknolojinin geliştirilmesi; Türkiye'nin siyasi, ekonomik, sosyolojik, savunma sanayi, imalat sanayi, dış politika vb. alanlarda daha güçlü olmasını, tam bağımsızlık yolunda büyük bir mesafe kat etmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda bu teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte artan imkan ve kabiliyeti doğrultusunda yakın veya uzak hinterlandında bulunan, Türkiye'ye güvenen  Azerbaycan, Katar, Libya, KKTC, Somali, Umman, Sudan, Nijer, Ekvator Ginesi, Mali, Bosna, Arnavutluk vb. ülkeler ile Asya'da, Avrupa'da ve Afrika'da dost ve stratejik ortaklarıyla enerji arama, çıkarma, yerel ihtiyacın karşılanması sonucunda dünyaya ihracının ve ticaretinin yapılması konularında da son derece önemli ve stratejik işbirliklerinin ortaya çıkması söz konusu olabilecektir.

Konu ile ilgili kısaca tarihçeye de değinmek isterim. Türkiye'de ilk olarak petrol arama çalışmaları 1887 yılında İskenderun, 2. Abdülhamit döneminde ve 1914 yılında Musul ve civarında başlamıştır. Cumhuriyet döneminde ise enerji, petrol, doğalgaz konusunda 1930'lar, 1940'lar, 1950'ler, 1970'ler, 1990'larda lisans, ruhsatlandırma, çıkarma ve sisteme dahil etme çalışmaları icra edildi, ancak bulunan kaynaklar çok küçük miktarlarda oldu, ya da kalitesi ve verimi çok düşük, maliyeti de çok yüksek oldu. Bir de bu çalışmalar yerli teknoloji yetersizliği nedeniyle genellikle yabancı şirketlere ihale edildi.

Namuslu, şerefli, onurlu, vatansever her Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşını sevindiren, gururlandıran ve onurlandıran bu gelişmenin, Türkiye'nin tam bağımsızlığına giden yolun kapısını açması ümidiyle; Vatana, Millete ve Devlete hayırlı olmasını diliyorum!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Zina 20 Ekim 2020 | 635 Okunma İdam 12 Ekim 2020 | 126 Okunma Us fakirleri 07 Ekim 2020 | 45 Okunma Siyaset 28 Eylül 2020 | 110 Okunma Atatürkçülük 21 Eylül 2020 | 117 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar