Dünya savaşı-5

          1980 li yıllarda dönemin İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron “Türkiye ile ilgileniyoruz. Türkiye bizim stratejik derinliğimizdir.” demiştir. Bu sözlerin ne anlama geldiği...

          1980 li yıllarda dönemin İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron “Türkiye ile ilgileniyoruz. Türkiye bizim stratejik derinliğimizdir.” demiştir. Bu sözlerin ne anlama geldiği herkesin takdirindedir. (Refik Erduran-Güneş Gazetesi-16 Eylül 1982 )

    Avrupa Konseyi Başkanı Gaumand, Danimarka’da 507 bilim adamının katıldığı bir toplantıda şunu söylüyor: “ Avrupa Birliği’nin önündeki en büyük askeri ve ekonomik düşman Türkiye’dir. Türkiye pasifize edilmeli, ekonomisi çökertilmelidir.” (Hakan Yılmaz Çebi, “Güdümlü Haçlı Fosillerinden Zehir Zemberek Açıklamalar”, 3. Dünya Savaşı, s. 152)

     1990’lı yılarda Almanya Dışişleri Bakanlığı yapmış Klaus Kimkel Fransız Dışişleri Bakanına şunu söylüyor: “Sizin Cezayir’iniz neyse, Türkiye de bizim Cezayir’imizdir.” (Hakan Yılmaz Çebi, “Güdümlü Haçlı Fosillerinden Zehir Zemberek Açıklamalar”, 3. Dünya Savaşı, s. 156) Adam bizi arka bahçesi veya sömürgesi gibi görüyor.

        Alman Suddeutsche Zetiung Gazetesinde yayınlanan bir makalede şu husus ifade ediliyor: “Çağımızda üç ulusal imparatorluk kuruldu. Sovyetler, Yugoslavya ve Türkiye... Sovyetler ve Yugoslavya yıkıldı; biri kaldı.” (Hakan Yılmaz Çebi, “Tabiki Nihai Hedef Türkiye”, 3. Dünya Savaşı, s. 135)

 

         Son 15 yılda ve yakın zamanda meydana gelen olaylar Türkiye’nin hep hedefte olduğunun daha açık ve canlı göstergeleridir. Batı ekseninden hiç çıkmayan, Amerika’nın her istediğini yerine getiren, Arap Ortadoğu’su ile neredeyse hiç ilgilenmeyen, pek fazla etliğe ve sütlüğe karışmayan içine kapanık Türkiye’nin, 1 Mart 2003’te Amerika ile birlikte Irak'a askeri müdahaleyi öngören, yabancı asker kabul etme ve yurtdışına asker gönderme tezkeresini reddetmesi Batı tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Özellikle Amerika kendi isteğini reddeden Türkiye’ye bozulmaya ve bilenmeye başlıyordu. Çünkü Türkiye Batı çıkarları yönünde değil, kendi milli çıkarları yönünde yerli bir politika uyguluyordu. Batı Türkiye’yi hep kontrol altında tutmak istemiş, bunun için de Türkiye’ye operasyon çekmiş, iç işlerine karışmıştır. Aynı şeyi 2000’lerden sonra da denemiş, denemek istemiştir. Ancak şimdiye kadar başarılı olduğu söylenemez. (Devamı gelecek)

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ALTIN VURUŞ: "ARA, BUL, YOK ET" 12 Eylül 2019 | 70 Okunma SOYKIRIMCI VE ORMAN KATİLİ PKK 30 Ağustos 2019 | 31 Okunma Seçimle gelen seçimle mi gider? 22 Ağustos 2019 | 96 Okunma YERLİ ELEKTRİKLİ TRAKTÖR 08 Ağustos 2019 | 98 Okunma İKTİDAR PARTİSİ ANAP VE DYP OLUR MU? 29 Temmuz 2019 | 8 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar