Türkiye’nin siyasetle yorucu imtihanı

Her şeyi aşırı politize edici, her şeyi siyasete kilitleyerek sekülerleştirici, dünyevîleştirici, dolayısıyla bütün değerlerimizi değersizleştirici, çözücü bir süreçten...

Her şeyi aşırı politize edici, her şeyi siyasete kilitleyerek sekülerleştirici, dünyevîleştirici, dolayısıyla bütün değerlerimizi değersizleştirici, çözücü bir süreçten çıktık nihayet.

Siyaseti hakikatin önüne geçirerek hakikati değil siyaseti ölçü katına yükseltmenin bizi savurduğu çıkmaz sokaklar üzerine, telafisi mümkün olmayacak yıkıcı sonuçlar üzerine kafa yormak ve gerekli önlemleri almak zorundayız.

İki asırdır ölçülerimizi kaybettik. O yüzden araçlarla amaçları kolaylıkla birbirine karıştırmaktan, araçları amaçların yerine yerleştirmekten başka bir şey yapamıyoruz.

Amaçlarımızı yitirdik, araçların esiri hâline geldik.

Hayatımızı araçlar, özellikle de siyaset şekillendiriyor.

Oysa siyaset sadece bir araçtır; siyasetin bir ruhu yoktur; siyasetin dayanması gereken, siyasete anlam ve ruh katacak tek ölçü hakikattir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Batı uygarlığının altı hapishanesi 22 Mayıs 2020 | 222 Okunma Fevzi Çakmak’ın Ankara’ya gelişi ve resmî tarihi tarihe gömen tarihî Meclis konuşması 18 Mayıs 2020 | 4.365 Okunma Çocuklarımızı öldürüyorlar, bayım; uyuma! 17 Mayıs 2020 | 2.356 Okunma Sezai Karakoç Türkiye’dir! 15 Mayıs 2020 | 440 Okunma Batı efsanesi (“Olympus dağı”) çöktü; Hira’nın çocukları nerede? 11 Mayıs 2020 | 2.239 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar