Ölümü ucuzlatmak hayatı ucuzlatmaktır

Oturup saymadım ama ekranlarımıza gelen mafya dizilerinde her hafta en az 50 kişi öldürülüyor. Gelin görün ki, sadece ölüyorlar. Sonrası meçhul... Cesetleri sanki halının altına süpürülüyor....

Bizim mafyatik kahramanların (!) hayatı ise kaldığı yerden devam ediyor.
Soran yok, soruşturan yok.
Sanki o ölenler ağaç kovuğundan çıkmış...
"Peki sana ne kardeşim?" diyeceksiniz. Cevabım net: Eğer ekranlarda ölümü bu kadar ucuzlatırsanız, ucuz ölümler ülkesi olmaktan kurtulamazsınız.
Bakın gençler, sevgili çocuklar, izlediklerinize asla inanmayın. O uyuşturucu depolarının önünde, ya da mafya babasının evinin kapısında tek kurşunla öldürülen 'hayat figüranları' var ya, hah işte onlar da birer can aslında.
Onların anaları da arkalarından gözyaşı döker, ağıt yakar. Onların da gözü yaşlı dul eşleri, akşam olup da "Babam nerede anne?" diye soran bebelerine bakıp, yutkunurlar.
Onların da yarım kalmış hayalleri vardır...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye’nin en etkin STK’ları: Müge ve Esra 22 Ocak 2020 | 36 Okunma Hey gidi günler... 21 Ocak 2020 | 243 Okunma En çok okuyan ve yorum yapan ülkeyiz (!) 19 Ocak 2020 | 98 Okunma Ümmü Gülsüm niye bilgisayar kullanmadı? 18 Ocak 2020 | 353 Okunma Yerli zombi dizisi: Çukur 17 Ocak 2020 | 514 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar