ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Uçağı Trump hediye etseydi…

Sahi, mesele Türkiye’ye uçak hediye edilmesi mi, yoksa hediye edenin Katar Emîri olması mı? Bildiğim kadarıyla bir ülkeden ilk defa hediye ya da hibe almıyoruz .

Yücel Koç
Yücel Koç Türkiye Gazetesi
20 Eylül 2018 | 6.6 K
Sahi, mesele Türkiye’ye uçak hediye edilmesi mi, yoksa hediye edenin Katar Emîri olması mı?
Bildiğim kadarıyla bir ülkeden ilk defa hediye ya da hibe almıyoruz.
Özellikle de ABD’den…
Parayla satın almadığımız bir uçak, neden bu kadar büyütüldü?
Üstelik, ‘küre’ciler tarafından yutulmak istenen Katar’a, en zor günlerinde Türkiye’nin nasıl destek verdiği bilinirken…
***
Parayla satın alsak “Bu krizde hiç olacak iş mi?” diyecek olanların –ki öyle zannedip dediler- para verilmediğini işitince, “Niye hediye kabul ettik?” spekülasyonu yaptığı tuhaf bir durumdayız.
Peki, bu uçak gerekli miydi?
Devlet büyüklerimizle ANA ve TUR uçaklarına birkaç defa binmiş bir gazeteci olarak gözlemlerimi aktarayım…
Benim Devlet Başkanımın daha büyük bir uçağa binmesinden asla gocunmam…
Keşke dünyadaki en büyük uçak, benim Cumhurbaşkanımda olsa…
Bunun, gittiğiniz yerlerde etkisine gözlerinizle şahit oluyorsunuz.
***
ABD başkanlarının ülkemize yaptıkları ziyaretleri hatırlayın mesela…
Hele de eski Türkiye’de…
Günler öncesinden haberler başlar…
Her defasında Air Force One anlatılır bütün detaylarıyla…
Önden askerî kargo uçağıyla gelen koruma ve makam araçları, Başkan’ın kalacağı otel, hatta odası…
Ne yiyip içeceği, hatta def-i hacetinin FBI ajanları tarafından nasıl götürüleceği dahi günlerce konu olurdu ana haber bültenlerine…
Bu ambalaj meselesi, ABD ve İngiltere gibi ülkelerin yaptığı en iyi iştir ve hiç şüphe yok ki, toplumlar üzerinde etkilidir.
***
Aynı sebepledir ki, Temmuz 2016’da kullanılmaya başlanan ve ‘Putin’in yakışıklısı’ olarak ünlenen Ilyushin II-96 da hayli konuşuldu dünyada…
Lüks, füzeye karşı koruma ve menzil mesafesiyle Air Force One’dan geri kalmayan Putin’in uçağında tuvalete bile 75 bin dolar harcandığı öne sürülmüştü.
Yeri gelmişken söyleyeyim; Rusya devlet filosundaki uçak sayısı 50’nin üzerinde…
Bunların 10’u Ilyushin II-96.
***
“İyi de onlar kendi ürettikleri uçaklara biniyorlar” diyecekseniz eğer…
Keşke CHP zihniyeti zamanında taş koymasaydı da, bugün kendi uçağımızla yapsaydık bu gövde gösterisini…
Hem ölçü sadece ABD veya Rusya da değil…
Diğer ülke liderlerinin kullandıklarına bir bakın hele…
Size örnek vereyim;
Cumhurbaşkanımızla geçen sene A-330 TC-TUR uçağıyla EİT zirvesi için  Pakistan’a gittiğimizde, İran Cumhurbaşkanı’nın A-340’ı apronda park hâlindeydi.
“İyi ki bu uçağı almışız” dedim içimden.
En azından durumu idare ediyordu…
Arkamızdan inen A-319 tipi TC-ANA, İran’ınkinin yanında ufacık kalacaktı yoksa…
***
Mesele apronda fiyaka işi de değil sadece…
Bunun bir de menzili, güvenliği, iletişimi ve kazandırdığı vakit var.
Devlet Başkanı, uçağına ihtiyaç duyduğu herkesi almalı.
‘Büyüklük’ iddiasındaki bir ülkenin lideri, bu devirde ABD’ye giderken inip yakıt ikmali yapmamalı.
Uçakta toplantı yapılırken kimse ayakta kalmamalı.
Yorgunluktan ayakta duramayacak hâle geldiğinde, rahatça istirahat edebileceği bir alan bulunmalı.
Kalabalık heyetleri alacak koltuk kapasitesi bulunmalı ki, ek maliyet çıkmasın.
Bu yüzden Tunus’tan A-340 CAN’ı satın aldığımızda çok hoşuma gitmişti açıkçası…
Yıllardır ambargo altında inim inim inleyen İran’ın, öbür taraftan Mısır’ın seviyesine çıkabilmiştik nihayet…
Üstelik 238 milyon dolar değer biçilen uçağı, 78 milyon dolara almıştık.
Ve şimdi…
Katar’dan gelen Boeing 747 ülkemizi bir üst lige yükseltecek.
CAN ve TUR’un akıbeti ise bu uçak hizmete alındığında belirlenecek.
İhtiyaç kalmayıp bunlar satılırsa, hediye jumbo jetin üstüne bir de para gelecek.
Bu mu rahatsızlığınız?
***
Güney Kore lideri Moon, önceki gün Kuzey Kore’ye gitti biliyorsunuz.
11 yıl sonra ilk ziyaret olduğu için, dünyanın gözü oradaydı.
Kullandığı uçağa baktınız mı?
Katar Emîri es-Sani’nin Türkiye’ye hediye ettiği uçakla aynı model, yani Boeing 747 idi.
***
İster kabul edin, ister etmeyin…
Hayatın hızlandığı günümüzde, devletler arasında böyle bir yarış var.
Türkiye’de ise devletin itibarından rahatsız olan bir zihniyet.
Ufacık ANA uçağını aldığımızda bile neler söylemişlerdi, hatırlasanıza…
Tarihçi Yavuz Bahadıroğlu, bunlara, kişi başı gelirin 100 dolar olduğu 1938’de, banyo muslukları bile altın kaplama olan Savarona’nın, sırf devletin itibarı için 1 milyon 250 bin dolara satın alındığını hatırlatmış ama, nafile…
Bu uçağı, ilişkilerin normal olduğu bir dönemde, hibe almaya alıştıkları ABD hediye etse, bu kadar rahatsız olur muydular acaba?
 
*****************
 
İş Bankasındaki CHP hissesi kimin parası?
 
Bu tartışma her açıldığında “Bu bize Atatürk’ün kanunla verdiği miras. Kasamıza para girmiyor, sadece üye atıyoruz” deyip üzerini kapatmaları kamuoyunu tatmin etmiyor belli ki…
Cevaplanması gereken başka sorular var.
Mesela;
CHP’nin çöreklendiği bu para, Birinci Dünya Savaşı’nda Hindistanlı Müslümanların topladığı yardım mı?
- Halife’ye destek için gönderilen paranın, Hazine’ye değil, Devlet Başkanı’nın şahsi hesabına yatırıldığı iddiası gerçek mi?
İş Bankasına bu para ile ortak olunduğu, CHP’ye hisse devrinin 1939’da, yani Atatürk’ün vefatından sonra yapıldığı doğru mu?
- Hindistan’dan gönderilen yardımın çok önemli bir miktarının buharlaştığı kayıtlarda var mı?
Siz bunların cevabını verin.
Gerisini izah etmenize gerek bile kalmayacak.
 
*****************
 
Yerinde bir atama
 
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılıklarına Nureddin Nebati ile Osman Dinçbaş getirildi.
Osman Bey’le tanışma fırsatımız olmadı ama, Nureddin Bey’i biliyorum.
MÜSİAD’dan gelme, reel sektörü yakinen bilen ve ekonomi konusunda tecrübeli bir isim.
Çok yerinde bir atama olmuş, şahsen çok sevindim…
Ülkemize ve milletimize hayırlı olur inşallah.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER