Samatya’da bir çanta

İnsan kendi gençliği küllenmiş geride kalmış olsa da o zamanların hissiyatını bir kıvılcımla hatırlar; iğneden ipliğe her duygu nasıl da canfeda bir tutkuyla yaşanır, yapmacıktan riyadan uzak nasıl bazen boyun eğmiş gibi mülayim, bazen pervasız olur insan.  

Kitaplarını bağışlamış, üzülenlerden özür dilemiş. Samatya’daki kayalıklara çantasını bırakıp denize doğru yürürken kalbinde aklında ne vardı narin kızın, tam olarak bilinmesi mümkün olmasa da hepimiz yanındaymış gibi konuştuk. Fotoğrafında ışıl ışıl iyilikle parıldayan bir çift siyah göz, kocaman bir gülümseme ve yüzüne büyük gelen ama ona filozofça bir hava katan gözlük var. Siyah saçlarını arkadan toplamış, üzerinde mütevazı bir kaban ve kucağında seven sevilen bir kedi. İnsanlıkla bağları kopmuş, takma adlarla başkalarını incitmeyi örselemeyi ahlak edinmiş hem de akranı ve üniversite öğrencisi oldukları söylenen siber saldırganlar, ona güzel olmadığını ima eden şeyler yazıp saatlerce ağlatmış. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnsan/human nedir? 24 Haziran 2020 | 196 Okunma Fatma hanım 13 Mayıs 2020 | 222 Okunma Omar ve Biz 06 Mayıs 2020 | 444 Okunma Kadınların saklı derdi 19 Şubat 2020 | 159 Okunma Kısa film ve fotoğrafla göç 12 Şubat 2020 | 37 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar