Yayın çizgisindeki algı radara yakalandı

Yeni Şafak Gazetesi, öteden beri mevcut iktidara, hükümete ve onun siyasal çizgisine yakın bir yayın politikasıyla tanınmaktadır. Bu konumunu da uzun yıllardır farklı alanlarda etkin biçimde kullanmış ve bu sayede kendine güçlenme alanları da açmıştır. Ancak kimi dönemlerde, kendi çizgisiyle çelişen yayın politikalarıyla da dikkat çekmekte; bu yönüyle kamuoyunda tartışmalara neden olmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde gazetemiz Türkgün, Tolga Polat imzalı bir yazıda Yeni Şafak’ın çelişkili ve sipariş manşetlerine odaklandı. Yeni Şafak, yalnızca MHP’nin öncülük ettiği politikalara karşı bu tutumu sergilemekle kalmıyor; zaman zaman hükümetin politikalarını da olduğundan farklı biçimde yansıtmaya çalışıyor. Ekonomi, yargı ve başka konularında hükümeti nasıl tartışma konusu yaptırdığı arşivlerdedir.

Yeni Şafak, MHP konusundaki takıntılı ve saplantılı tutumunu uzun süredir sürdürmektedir. MHP hangi adımı atarsa atsın, hangi noktada durursa dursun, gazetede olaylara tersinden bakmak ve kamuoyunu bu yönde yönlendirmek bir yayın politikası haline gelmiştir.

FETÖ’nün MHP’ye yönelik kaset operasyonu düzenlediği yıllarda, “MHP Genel Merkezi’nin karşısına siyah camlı arabamla geçip binayı izledim” diyen ve sanki bir dinleme merkezindeymiş gibi MHP Genel Merkezi içindeki kişilerin arasında geçen sözde konuşmaları Yeni Şafak’taki köşesinde yayımlayan Abdülkadir Selvi gibileri bünyesinde yetiştirme örneğinde olduğu, bu gazetenin MHP’ye karşı derin bir rahatsızlığı ve bir karın ağrısı olduğu görülmektedir. Ancak bu rahatsızlığının motivasyon kaynağı nedir bilmiyoruz.

İran, Irak, Suriye, Gazze ve Kıbrıs’taki bölgesel gelişmeler ışığında şekillenen “Terörsüz Türkiye” projesi, bugün bir devlet ve hükümet politikası haline gelmiştir. Oysa geçmişteki çözüm süreci döneminde en radikal manşetleri atan Yeni Şafak, şimdi MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin,
“Manasız kuşkulardan, maksatlı kurcalamalardan ve mesnetsiz kuruntulardan uzak durulmalıdır. Ortada yeni bir çözüm veya açılım süreci yoktur. Olan ve olması gereken; milli beka ve gelecek adına muhataplarının aktif, önşartsız, hesapsız, hilesiz, güven veren ve samimi bir şekilde devreye girmesidir.”
şeklindeki net açıklamasına rağmen, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında atılan stratejik adımları farklı göstermeye çalışıyorsa, burada elbette bir art niyetin, sipariş içerikli yönlendirmenin hatta gizli bir ajandanın varlığından söz etmek mümkündür.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Biz kavgadayız... 02 Aralık 2025 | 84 Okunma Siyasette bozulma, çürüme ve vefasızlık 01 Aralık 2025 | 186 Okunma “Terörsüz” Türkiye hedefini anlamak ve ikiyüzlüler 27 Kasım 2025 | 134 Okunma 'Bağırma Lan' 26 Kasım 2025 | 240 Okunma Bizim hafızamız yerinde ya sizin ki? 25 Kasım 2025 | 188 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar