Devlet Bahçeli'nin 2019 uyarısı: Terörsüz Türkiye-iç cepheye hazır
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu düzenlediği alçak bir operasyonla ABD’ye kaçıran Trump, “Maduro ABD adaletini görecek” açıklamasında bulunmuştur.
Trump, devlet haydutluğunu ve terörizmini “ABD adaleti” söylemiyle meşrulaştırmaya ve pazarlamaya çalışmaktadır.
Zaten ABD ile adalet kavramının yan yana gelmesi mümkün değildir. Çünkü adalet; hak ve hukuka uygunluk, doğruluk, herkesin hakkını gözetme ve eşit davranma anlamına gelir.
ABD, böyle bir adalet anlayışının neresindedir?
ABD, adaletini on binlerce —kimi raporlara göre yüz binlerce— Gazzelinin ölümünden sorumlu olan Netanyahu’ya neden göstermemektedir?
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM), Gazze Şeridi’nde işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle hakkında tutuklama kararı verdiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu; “İyi bir adam. Mücadele ediyor. O bir savaş kahramanı; çünkü birlikte çalıştık” sözleriyle tanımlayacaksınız, onu sürekli ABD’de baş konuk olarak ağırlayacaksınız, yargılandığı yolsuzluk dosyalarından affedilmesi için İsrail yönetimine ve yargısına baskı yapacaksınız…
Gazze’de on binlerce masumun katliamından sorumlu tutulduğu ve bölgedeki ülkeleri hukuksuzca bombaladığı halde Netanyahu, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” atasözü misali, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunu övmüş ve Trump’a “Başkan Trump, özgürlük ve adalet adına gösterdiğiniz cesur ve tarihi liderliğiniz için tebrikler” açıklamasında bulunmuştur.
Bu yaratık ruhlu Netanyahu’ya yüzsüzlükte sınır tanımamayı öğreten ise bizzat ABD’nin kendisidir.
Peki, nerede ABD adaleti?
Bunun adı ABD adaleti değil; ABD haydutluğu ve terörizmidir. Vietnam’dan Afganistan’a, Irak’tan Libya’ya, Suriye’den günümüze kadar daha birçok yerde ABD’nin hangi müdahalesinde adalet görülmüştür ki, bugün Venezuela üzerinde sergilediği haydutlukta “ABD adaleti” beklensin?