Yaşamak ve yazmak üzerine...

Yazmak zor iştir, yorucu iştir, acıtıcı iştir. Üstelik yazar, “ebedi yorgun kişi”dir: Başlangıçta yorgun, bitişte yorgundur. Zira üretken beyinler yorulur, acıyan beyinler üretir! Yazdıkça yorulur...

Yazmak zor iştir, yorucu iştir, acıtıcı iştir. Üstelik yazar, “ebedi yorgun kişi”dir: Başlangıçta yorgun, bitişte yorgundur. Zira üretken beyinler yorulur, acıyan beyinler üretir! Yazdıkça yorulur, yoruldukça yazarsınız...

Kelimeleri kimi zaman mermi olup fırlar, kimi zaman sevgi soluğuna dönüşür, hayatı öper. 

Fakat kelimeler istiflenip hayat buldukça derinden bir endişe açar içinde: “Acaba doğru yazmış mıyım, her şey yerli yerinde mi?”

Ve son soru: “Tam istediğim gibi mi?”

Ah yasalar, yasaklar, töreler ve yayıncılar!.. Durmadan kendilerine “uygun” olanı isterler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Osmanlı kadınının ticaret ve eğitim faaliyeti 21 Eylül 2019 | 103 Okunma Osmanlı’da sanat, sanatkâr ve Ehl-i Hiref 20 Eylül 2019 | 48 Okunma Esnaflık şartnamesi 18 Eylül 2019 | 229 Okunma Eski alışverişler 17 Eylül 2019 | 154 Okunma Dünyacı mı olduk? 16 Eylül 2019 | 365 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar