Yaşamak ve yazmak üzerine...

Yazmak zor iştir, yorucu iştir, acıtıcı iştir. Üstelik yazar, “ebedi yorgun kişi”dir: Başlangıçta yorgun, bitişte yorgundur. Zira üretken beyinler yorulur, acıyan beyinler üretir! Yazdıkça yorulur...

Yazmak zor iştir, yorucu iştir, acıtıcı iştir. Üstelik yazar, “ebedi yorgun kişi”dir: Başlangıçta yorgun, bitişte yorgundur. Zira üretken beyinler yorulur, acıyan beyinler üretir! Yazdıkça yorulur, yoruldukça yazarsınız...

Kelimeleri kimi zaman mermi olup fırlar, kimi zaman sevgi soluğuna dönüşür, hayatı öper. 

Fakat kelimeler istiflenip hayat buldukça derinden bir endişe açar içinde: “Acaba doğru yazmış mıyım, her şey yerli yerinde mi?”

Ve son soru: “Tam istediğim gibi mi?”

Ah yasalar, yasaklar, töreler ve yayıncılar!.. Durmadan kendilerine “uygun” olanı isterler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mektuplar 15 Şubat 2020 | 56 Okunma “Özgün” olmak mı, “özgür” olmak mı? 14 Şubat 2020 | 132 Okunma Ailesiz kadın “korumasız kadın”dır! 12 Şubat 2020 | 165 Okunma Üç deli lâzım! 11 Şubat 2020 | 439 Okunma Şatafata ne çabuk alıştık! 10 Şubat 2020 | 347 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar