Müslümanca inanıyor, Hıristiyanca yaşıyoruz!

Kadın-erkek arasındaki dengeyi bir türlü kuramadık. Haber bültenleri “taciz-tecavüz” ve “kadına şiddet” hikâyelerinden geçilmiyor.Derin analize ve örneklemeye muhtaç bu konuyu, bir köşe...

Kadın-erkek arasındaki dengeyi bir türlü kuramadık. Haber bültenleri “taciz-tecavüz” ve “kadına şiddet” hikâyelerinden geçilmiyor.

Derin analize ve örneklemeye muhtaç bu konuyu, bir köşe yazısı hacmine indirgemeye çalışırken, “ilk cümle ne olmalı?” diye düşündüm ve aşağıdaki cümlede karar kıldım…

Biz Müslümanca inanıyor, ama Hıristiyanca yaşıyoruz! Asıl meselemiz, büyük derdimiz budur!

Eskiden “Müslümanca” inanır, “Müslümanca” yaşardık. Referansımız da, hayat tarzımız da İslâmdı! Sıkıştığımız yerde “âyet”e, “hadis”e, “icma”ya bakar, olmazsa “kıyas” yapar,tarzımızı, tavrımızı, duruşumuzu, davranış biçimimizi buna göre ayarlardık.

Meşhur Fransız gezgin ve yazar A. Brayer, “Neuf anne’es a Constantinople” isimli eserinde, “Dinin manen zincirlemiş olduğu hakiki Müslümanlar, ancak onun çizmiş olduğu daire dâhilinde hareket ederler” diye yazıyor (18. yüzyıl).

YAZININ DEVAMI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Asıl sorun patlıcan fiyatı değil, ahlâk erozyonu! 16 Şubat 2019 | 3.572 Okunma “Kültür ihtilâli”nin neresindey iz? 15 Şubat 2019 | 90 Okunma Hâlâ “Kültür İhtilâli”nin etkisindeyiz! 13 Şubat 2019 | 161 Okunma Demokrasi mi, laiklik mi? 12 Şubat 2019 | 1.254 Okunma Şartlar ve umutlar 11 Şubat 2019 | 366 Okunma
TÜM YAZILARI