Fatih ve Mimar İpsilanti Efendi

Biliyorsunuz, günümüzde haklı olan değil de güçlü olan davayı kazanıyor, maalesef. Adliye hikâyeleri bunun örnekleriyle dopdolu. Haklı olan güçlü olacağına, güçlü olan haklı...

Biliyorsunuz, günümüzde haklı olan değil de güçlü olan davayı kazanıyor, maalesef. Adliye hikâyeleri bunun örnekleriyle dopdolu. Haklı olan güçlü olacağına, güçlü olan haklı sayılıyor. Tabii düzenin çivisi git gide çıkıyor.

Oysa bu topraklarda, bize “diktatör” olarak tanıtılan padişahlar döneminde, haklı olan güçlüydü. (Kuvvet haktadır formülü) Mahkeme karşısında padişahla sıradan “vatandaş”ın hiçbir farkı yoktu.

“Hisse” alınması dileğiyle, Fatih’le ilgili yaygın bir “kıssa”yı hatırlatmak istiyorum.

Rivayet olunur ki, Fatih Sultan Mehmed, adını taşıyan camiin inşaatında kullanılacak mermer sütunları kestiren Rum mimarlardan İpsilanti Efendi’ye kızıp elini kestirir.

Bunun üzerine İpsilanti Efendi, ilk İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi’ye başvurur. Haksızlığa uğradığını belirtip, hakkının Padişah’tan alınmasını ister.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Seçim bitti, süreç işliyor, herkes işine! 20 Nisan 2019 | 95 Okunma Beratımız cennetimiz olsun! 19 Nisan 2019 | 434 Okunma Tarihle ve milletle kavga edilmez! 17 Nisan 2019 | 381 Okunma “Soykırım” mı dediniz? 16 Nisan 2019 | 233 Okunma Binlerce Nemrut ateşi, yakacak İbrahim’ler arıyor! 15 Nisan 2019 | 443 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar