Eski İstanbul daha İstanbul’du

Gençliğimin İstanbul’u böyle kaba-saba, gürültücü, sivri, gururlu, iri, böyle karmaşık değildi: Bütün şehir, “asalet” içinde hüzünlü bir yalnızlığa...

Gençliğimin İstanbul’u böyle kaba-saba, gürültücü, sivri, gururlu, iri, böyle karmaşık değildi: Bütün şehir, “asalet” içinde hüzünlü bir yalnızlığa bürünmüş haliyle keşfedilmeyi beklerdi.

Eski İstanbul’da “asalet”in yanı sıra “zarafet”, “letafet” ve “azamet” vardı. Kısacası gençliğimin İstanbul’u “Aziz İstanbul”du. 

“Rehber İnsan” açısından da oldukça zengindi. Bu yüzden benim neslim, şimdiki adam kıtlığında, adamcıkları...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dünyayı değiştirmek ister misiniz? 08 Temmuz 2020 | 129 Okunma Hedefi olmayanın geleceği olmaz! 07 Temmuz 2020 | 136 Okunma Tekel baro, çoklu baro 06 Temmuz 2020 | 270 Okunma Ayasofya’da namaz kılmak için tahtını bırakan padişah 04 Temmuz 2020 | 445 Okunma Patrik, Ayasofya’yı mı istiyor? 03 Temmuz 2020 | 296 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar