Batılılaşma sürecinde neler kaybettik?(3)

Üç gündür “Neler kaybettik” sorusuna cevap arıyoruz ya, kaldığımız yerden devam edelim… Her zengin ailenin sadakalarını bıraktığı bir “Sadaka taşı” vardı...

Genel olarak cami ve türbelerin en kuytu köşelerinde bulunan bu taşlara bırakılan sadakalar sayesinde, zenginler riya ve gösterişten, fakirler dilenmekten kurtulurdu. Zengin imkânı nisbetinde parayı sadaka taşının oyuğuna koyar, fakir ihtiyacı kadarını alırdı. Osmanlı’nın fakiri “fukara-i sabirin”, zengini “ağniya-i şakirin”di. Ne alan vereni, ne veren alanı tanır, bu şekilde aralarında minnet sözkonusu olmazdı… 

Tanısın tanımasın herkes bir birlerine selam verir, sesini duyuramayacak uzaklıkta olan elini önce “kalbimdesin” anlamında göğsüne koyar, oradan “başımın üstünde yerin var” anlamında başına götürüp “temenna” ederdi…

Hal-hatır sorma seremonisi bile başbozuk değildi: Büyükler küçüklere hâl hatır sorarlar, ev halkına selam söylerlerdi…

Ramazan öncesinde yoğun sadaka verilir, fakir fukaranın Ramazan alışverişi yapması sağlanırdı…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eskiden nasıl insanlardık? (4) 23 Temmuz 2019 | 240 Okunma Eskiden nasıl insanlardık? (3) 22 Temmuz 2019 | 234 Okunma Eskiden nasıl insanlardık? (2) 20 Temmuz 2019 | 163 Okunma Eskiden nasıl insanlardık? 19 Temmuz 2019 | 192 Okunma Eskiden kindar değil dindardık 17 Temmuz 2019 | 644 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar