Hedef Katar değil, Suudi Arabistan

Katar’a karşı körfez ülkelerinin bir kısmının kararıyla ortaya çıkan izolasyon durumu aslında bölgede başlayacak büyük bir hareketlenmenin öncü sarsıntılarını ifade ediyor. Ancak bu...

Katar’a karşı körfez ülkelerinin bir kısmının kararıyla ortaya çıkan izolasyon durumu aslında bölgede başlayacak büyük bir hareketlenmenin öncü sarsıntılarını ifade ediyor. Ancak bu sarsıntıların bir ülkenin kontrolünde olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi sonucun kime yarayacağı da açık değil. Siyasal mühendislik çalışmalarının fizik mühendislik alanlarından bir farkı, sosyal-siyasal alanda evdeki hesaba uymayan çarşıdaki gerçeklerin çok olmasıdır.

Bugün Ortadoğu’da aktörlerin sayısı haddinden fazla. Üstelik herkesin kendine göre bir planı var. Yanı sıra, planı olan aktörlerin kendi iç tutarsızlıkları ortada mühendislik faaliyeti yapabilecek bir zemin bırakmıyor. Bu ortamda kendi temelini kazanlar düşman bildiklerinin o temel üzerinde bina kurmasını bekleyebilir. Veya son aşamasına getirilmiş bir yapının bir anda başkasının sabotajına maruz kalmasını… Bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütünden medet uman ABD, o terör örgütü aşkına yaptığı fedakarlık bir yana, yarın o terör örgütünün yaratacağı tahribatla uğraşmak zorunda kalmaya mahkum.

Aslına bakarsanız, ABD’nin bugün Ortadoğu için tutarlı ve stratejik bir plan ortaya koyabilmesi mümkün değil. Trump’ın hiçbir kural tanımayacağı, hatta her şeyi silbaştan değiştirebileceği izlenimi veren nobran tavrı giderek ABD’deki kurumların, lobilerin ve farklı güçlerin direnciyle boşa düşürülüyor. Örneğin Trump’ın Katar meselesinde, işin arkasında olduğunu ifade eden ve S. Arabistan ziyaretinde bizzat kendisinden vize alınarak yapıldığı izlenimini veren tweetlerini ABD Dışişleri bakanlığı birkaç saat içerisinde boşa çıkardı. Dışişleri Bakanı Katar’la iyi ilişkilerinin devam edeceğini söyleyerek bir bakıma bu izolasyon adımının arkasında olmadığını duyurmuş oldu.

İşin ilginç yanı, Katar’a izolasyona ilişkin haberler ABD basınında çok az yer buluyor. Sebebi açık: ABD şu anda Ortadoğu dahil hiçbir sorunla ilgilenemeyecek kadar kendi sorunlarıyla meşgul. Sadece bu bile bölge ülkelerinin hesaplarını yaparken ABD’ye ne kadar güvenebileceklerini gösteren bir işaret.

Buna mukabil Katar’a uygulanan izolasyon için ilan edilen gerekçelere bakıldığında, bu gerekçelerin her şeyden önce bu adımı atanların başını daha fazla ağrıtacağını söylemek mümkün. Çünkü Katar’ı teröre destek vermekle suçlayanların terör derken kastettikleri Hamas ve Müslüman Kardeşler.

Oysa Hamas için kim ne derse desin, onu terörist olarak niteleyebilecek herkesin meşruiyeti dünya Müslümanlarının vicdanında yok olur. Hamas 1947 Siyonist İsrail işgali altındaki Kudüs ve Filistin topraklarında, işgale karşı en meşru ve haklı direnişin adıdır ve Müslüman dünyasında onu bundan başka bir yolla niteleyebileceklerin yeri yoktur. Aslında Filistin davasına Hamas kadar sahip çıkmayan İslam ülkelerinin kendi halklarına, tarihlerine verecekleri bir hesap vardır. Bu hesap bir şekilde Hamas’ın asil direnişine verilecek destekle bir nebze ödenebilir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Libya ve Mısır’ın “favori” diktatörlerinden beklenen 07 Aralık 2019 | 196 Okunma NATO’ya cenaze merasimi mi, yeni bir başlangıç mı? 04 Aralık 2019 | 2.005 Okunma Akdeniz’in serin sularına batan bu sefer kimin yağması? 02 Aralık 2019 | 2.116 Okunma Paranızı çarçur ediyorsunuz, bir Kaddafi kadar bile olamadınız 30 Kasım 2019 | 1.974 Okunma “Ateş Krallıkları” kimin külahına ne anlatacak? 27 Kasım 2019 | 134 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar