Cemal Kaşıkçı davası ve BM ilgisi

Cemal Kaşıkçı cinayeti ve davası konusunda Türkiye’nin çok iyi bir sınav vermiş olduğunda dünya ölçeğinde genel bir mutabakat var. Özellikle uluslararası ilişkiler boyutu olan bir cinayette olağan...

Cemal Kaşıkçı cinayeti ve davası konusunda Türkiye’nin çok iyi bir sınav vermiş olduğunda dünya ölçeğinde genel bir mutabakat var. Özellikle uluslararası ilişkiler boyutu olan bir cinayette olağan şüphelinin bir devletin başındaki isimler olduğu bir durumda, şüphelileri koruma ve olayı örtbas etme yoluna gitmediği gibi durumun kendiliğinden ortaya çıkması için bütün yolları ve kanalları açık tutan siyaseti her bakından dersler alınacak bir model oluşturmuştur.

Olay bu boyutuyla Türkiye’nin devlet ciddiyetini, vakarını ve adalet duyarlılığını bütün dünyaya en iyi şekilde anlatmış olmalı. Ancak olayın geldiğimiz aşamasında ortada henüz ne Kaşıkçı’nın cesedi, ne nerede olduğuna ve ona ne olduğuna dair bir bilgimiz yok. Dahası olayın aydınlanan boyutları itibariyle cinayetin birinci dereceden şüphelisi durumundakilerin hesap verecekleri noktadan hala çok uzaktayız.

Bu noktada herkeste neredeyse mutabakat derecesinde bir fikir şekillenmiş durumda: Türkiye yapacağını yapmıştır ve kendi imkanlarıyla suçluları adalet önüne çıkarma imkanının olmadığını da görmüştür. Neredeyse iç hukuk yolları ve iki ülke (Türkiye ve Suudi Arabistan) arasındaki iç siyasi yollar, adalet lehine netice almak bakımından tüketilmiş gözükmektedir. Suudi Arabistan tarafının olayın suçlularını bulmak gibi bir niyetinin olmadığı anlaşılıyor. Dahası olayın olağan şüphelilerinin yargı müessesesinin başında olduğu tuhaf bir durum söz konusu. Böyle bir yargıdan zaten adalet beklemek mümkün değildir.

Oysa durumu bu haliyle kabullenmek gerekmiyor. Olayın bu şekilde kapanması vicdanları yaralayacak ve dünyada adalet duygusunu derinden sarsacak, umutları köreltecektir. Bir daha böyle olayların olmayacağına dair hiçbir umuda yer bırakmayacaktır.

İç hukuk ve iki ülke arasındaki siyasi çözüm yolları tıkandığına göre vazgeçemeyeceğimiz adaletin bir şekilde gerçekleşebilmesi için uluslararası yargıdan başka bir seçenek kalmamıştır. BM’in bu işe dahil olmasını sağlayacak adımların atılması gerekiyor.

Kaşıkçı vakasını bir insanlık meselesi gibi gören güçlü bir dünya kamuoyu var ve onun adına bu işin bu şekilde kapanmasına rıza göstermeyenler var.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir maskeli oyun olarak hayat 17 Haziran 2019 | 83 Okunma Körfez’de kim vurdu, kim vuruldu? 15 Haziran 2019 | 1.199 Okunma İnanç, strateji ve taktik ve mülkün tedavülü (Talut ve Calut kıssasından dersler V) 12 Haziran 2019 | 159 Okunma Yol en iyi okuldur (Talut ve Calut kıssasından dersler IV) 10 Haziran 2019 | 535 Okunma Liderlik, karizma ve meşruiyet (Talut ve Calut kıssasından dersler III) 08 Haziran 2019 | 176 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar