Şaşırmama ihtimalimiz

Bir önceki yazıda ne kadar imkan dahilindeyse şaşırmak, şimdiki yazıda da bir o kadar imkansız.Evet herşey ne yapıp edip tarihte benzerlikler bulup tekrar hissi veriyor.Karmaşık ittifaklar bin yıl önce de var bugün...

Bir önceki yazıda ne kadar imkan dahilindeyse şaşırmak, şimdiki yazıda da bir o kadar imkansız.
Evet herşey ne yapıp edip tarihte benzerlikler bulup tekrar hissi veriyor.
Karmaşık ittifaklar bin yıl önce de var bugün de.
Kıbrıs meselesi yarım asır önce neyse bugün de o sanki.
Hangi tartışmamız 19. Yüzyıl sonlarından bu yana değişmiş esas olarak derseniz, “hiçbiri” demek zor değil.
Kavgalarımız barışmalarımız değişmiyor.
Kırgınlıklarımız değişiyor muhtemelen. İncecik, zor fark edilir şeyler çünkü. Kavga kolay, kırgınlık zor.
Kavgayı bin metreden bilirsiniz, tanırsınız, görürsünüz… kırgınlık yanıbaşınızda kırılır git gide de haberiniz olmaz.
Haberiniz olduğunda da nedense artık pek şaşırmayız.
Omuz silkmek, burun kıvırmak daha legal hale gelmiştir çoktan.
Çocuklarımızın işine gücüne robotlar göz diker ama şaşırmayız. Meşrudur bu da.
Yasaldır bütün seçimlerimiz ve çıkacak hiçbir sonuç bizi şaşırtmaz. Evlenirken ne kadar mutlu boşanırken ne kadar öfkeli olmamız hiçbir hayret vesilesi değildir bizim için.
Rusya'da metroda bomba patlar, kediler ağaçlarda şakımaya başlamış kuşlar için sinsi sinsi yaklaşır, atlar çıkış için son hazırlıklarını yapar, bir ihtiyar son suyunu ister inleyerek ölmeden hemen önce… hiçbiri yine bizi hiç şaşırtmaz.
Thomas Stearns Elliot'un Nisan ayının acımasızlığından dem vuran şiirinden daha iyidir İsmet Özel'in of not being a jew'u desem şaşırmazsınız.
Ya da meselâ Atilla Taş'ın mahkemedeki ifadelerini görünce şaşırmıyorsunuz muhtemelen.
Sonra geçen akşam serbest kalmasına da tekrar gözaltına alınmasına da.
Taş'ı herkes kadar medyadan tanıyorum, o yüzden ben en çok Murat Aksoy'u merak etmiştim meselâ o gece, nihayetinde aynı gazetede yazıyorduk bir zamanlar. Hayal meyal hatırladığım hafif de gergin ama espriye vurduğumuz bir twitleşmemiz de olmuştu sanki.
Merak bu ya, insan açıp bakıyor en son ne zaman yazmış diye; internet doğru söylüyorsa 25 Aralık 2013'te yazmış.
Yazının sonunda kızı Zehra Duru'nun yedi yaşına girmesini kutluyor o gün. Şimdi on bir yaşında demek ki.
Yargılamalar bitince Murat Aksoy fetöcü çıksa şaşırmazsınız, çıkmasa şaşırmazsınız.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Elde var bir 12 Ocak 2018 | 120 Okunma Karmaşık gibi ama değil 09 Ocak 2018 | 1.426 Okunma Otomatik cihazlar ve zihnimiz 05 Ocak 2018 | 2.357 Okunma Yarım trilyonluk oyuncak galerisi 19 Aralık 2017 | 2.439 Okunma Yahudi cep telefonu 15 Aralık 2017 | 204 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar