Cumhuriyetçi şirketler

Şekil olarak her insana benzeyen canlı varlığa insan denmeyeceği gibi (Bakınız İsrail) “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağıran her insana cumhuriyetçi denmez. Her Cumhuriyet Bayramı’nda gazete ve televizyonlara bol paralı ilanlar vererek, caddeleri “Yaşasın Cumhuriyet” yazılı afişlerle doldurarak da cumhuriyetçi şirket olunmaz. Bir yaşam biçimidir, bir hayat tarzıdır cumhuriyet. ** Cumhuriyet bağırmakla ve parayla elde edilmez. Geçmişte “ Yaşasın cumhuriyet ” diye bağıranların cumhuriyet maskesi takarak

https://w.soundcloud.com/player/?url=https%3A//api.soundcloud.com/trac

Şekil olarak her insana benzeyen canlı varlığa insan denmeyeceği gibi (Bakınız İsrail) “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağıran her insana cumhuriyetçi denmez.

Her Cumhuriyet Bayramı’nda gazete ve televizyonlara bol paralı ilanlar vererek, caddeleri “Yaşasın Cumhuriyet” yazılı afişlerle doldurarak da cumhuriyetçi şirket olunmaz.

Bir yaşam biçimidir, bir hayat tarzıdır cumhuriyet.

**

Cumhuriyet bağırmakla ve parayla elde edilmez.

Geçmişte “Yaşasın cumhuriyet” diye bağıranların cumhuriyet maskesi takarak onu bir soygun aracı gibi kullandığını biliyoruz.

Cumhuriyete karşı olanların ekseriyetinin de cumhuriyetin yanlış uygulama biçimlerini esas aldıkları için karşı çıktıklarını biliyoruz.

Ortada bir istismar bir de yanlış tanımlama durumu var.

**

Cumhuriyetin temel kuralları vardır, tıpkı insan olmanın kuralları olduğu gibi.

Bu kurallara hayatında ne kadar yer veriyorsan o kadar cumhuriyetçi o kadar insansındır.

Cumhuriyet herkesin kanun karşısında eşit olmasıdır.

Bu herkesi açmak lazım.

Herkes dendiğinde makam, mevki, statü zenginlik ve yoksulluk, cinsiyet, ırk, dil ve din, patron işçi, hoca öğrenci, ayrımı yapmadan toplumun en altından en üstüne kadar her insanı kastediyoruz.

**

“Adalet mülkün (devletin) temelidir” sözü cumhuriyeti tarif eden en net cümledir aslında.

Cumhuriyetin olduğu yerde hiç kimse üstün değildir.

Üstün olan tek şey varsa o da hukuktur.

Mesela bir şirkette kurallara uyanlar sadece çalışanlarsa, yöneticiler ve patronlar kendilerini kuralların üstünde görüyorsa ya da kuralları kendilerine göre değiştirebiliyorsa ya da adamına göre uyguluyorlarsa o şirket cumhuriyetçi şirket değildir.

Aynı şey devletler için de kurumlar için de geçerlidir.

Hatta bireyler için de geçerlidir.

**

Cumhur, Arapça kökenli olup "topluluk, cemaat, halk" anlamına gelir.

Cumhuriyet, siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şeklidir.

Devleti idare edenler seçimle iş başına gelir.

Yani kısaca Cumhuriyet, toplumsal anlamda egemenliğin halka ait olduğu bir politik sistemdir.

Cumhuriyeti diğer sistemlerden ayıran beş temel özellik şunlardır;

Hukukun üstünlüğü ilkesi benimsenmiştir.

Kanunlar önünde herkes eşit durumdadır.

Yönetimde ayrıcalıklı bir sınıfa yer yoktur.

Seçme ve seçilme hakkı milletindir.

Egemenlik yetkisi halkın elindedir.

Bu beş temel özellik devletlerde ne kadar sağlamsa devletler, kurumlar ve şirketler de o derece sağlam olur, ne kadar zayıfsa devletler, kurumlar ve şirketler de zayıf kalır.

**

Cumhuriyetin sağlam olması toplumu da güçlendirir.

Cumhuriyetle toplumsal hayatta mesleki ve ahlaki ehliyeti olan insanların sayısı artar.

Yönetim ve idareciler ehil, işini bilen insanlardan oluşur.

Ehil insanların artmasıyla Cumhuriyetçi şirketlerin sayısı artar.

Cumhuriyet; toplumsal huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, birey haklarının korunduğu, tamamen millet iradesini gözeten, barışçıl, demokratik, sosyal hukuk devletini ifade eder.

**

Mesela karıncalar harbiden gerçekçi cumhuriyetçidir.

Yeraltında bir kolonide iş bölümü yaparak yaşarlar.

Birbirlerine kazık atmazlar, birbirlerinin sırtından geçinmezler.

Karıncalar, birbirlerine her rastlayışta bir an dururlar ve bir şeyler söylüyormuş gibi antenlerini birbirlerine dokundururlar.

Bir karınca, yuva içinde veya dışında aç bir arkadaşına rastladığında büyük bir nezakette bulunur.

Antenlerini diğerinin antenine dokundurarak ön ayaklarıyla arkadaşına yaslanır. Ardından, kursağında depoladığı gıdanın bir kısmını arkadaşının ağzına boşaltıp onu doyurur.

**

Mesela arılar da cumhuriyetçidir.

Onlar da biz insanlardan farklı olarak birlikte yaşamayı bilirler.

Daha doğrusu yazılımları öyledir.

Kovanlarına düşman geldiğinde sen uğraş ben işime bakayım deyip keyfini düşünemez. Binlercesi düşmanın üzerine çullanarak onu nefessiz bırakarak etkisiz hale getirirler.

**

Peki bu tanımlara uygun gerçek samimi cumhuriyetçi şirketler var mıdır?

Vardır.

Dünya hep kötülerden ibaret değil.

Terazinin neyi tartacağı bellidir.

Bir kefeye cumhuriyetin ilkelerini koyarsın diğer kefeye insanları, şirketleri, devletleri veya kurumları.

Terazi denk ise mesele yok, değilse ayarlarına yeniden bakacaksın.

Dediğim gibi bağırmakla cumhuriyetçi olunmuyor.

“Yaşasın Cumhuriyet” diyelim ama bunun için de emek harcayalım.

Emeksiz cumhuriyet olmaz.

Emeksiz hiçbir şey olmaz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Papa’nın lavabo açacağı ile ne alakası olabilir 03 Aralık 2025 | 67 Okunma Herkesin hayal ettiği yaşamı farelere 25 kez yaşatan deneyin acı sonu 30 Kasım 2025 | 323 Okunma Sokak artıklarından beslenen o hayvanlar nerede? 26 Kasım 2025 | 160 Okunma “İki rengi bir araya getirmek iki insanı bir araya getirmekten zordur” 23 Kasım 2025 | 30 Okunma Tazesi 50 kurusu 500 TL 19 Kasım 2025 | 245 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar