ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Resûlullaha hürmet ve tazim farzdır!..

Resûlullaha hayatlarında olduğu gibi, vefâtlarından sonra da hürmet ve saygı lâzımdır .

Vehbi Tülek
Vehbi Tülek Türkiye Gazetesi
16 Ağustos 2018 | 3.0 K

Resûlullaha hayatlarında olduğu gibi, vefâtlarından sonra da hürmet ve saygı lâzımdır.

  Yahyâ bin Muhammed hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. “İbn-i Kirmânî” diye meşhûr oldu. 762 (m. 1361)’de Bağdad’da doğdu. 833 (m. 1430)’de Kâhire’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki: Allahü teâlâ, Resûl-i ekreme (sallallahü aleyhi ve sellem) hürmet ve tazimi farz kıldı. Onun huzurunda, O’ndan önce konuşmayı, O’na karşı edebe uymayan işlerde bulunmayı yasakladı. Eshâb-ı kirâma, Resûlullahın ağzından çıkanları dikkatle dinlemelerini emretti. Herhangi bir şekilde muhalefet etmekten seslerini O’nun sesinden fazla çıkarmaktan menetti. O’na hayatta iken de, vefâtından sonra da hürmet etmelerini emretti. O’nu, birbirlerini çağırdıkları gibi çağırmamalarını emretti. O’na, sevdiği isimler arasında en güzeli ile hitâb etmelerini emretti. O’nun yanında sesini alçaltarak konuşanları övdü ve onları af ve mağfiret buyuracağını ve büyük mükâfata kavuşturacağını vadetti. Bu sebeple Eshâb-ı kirâm (radıyallahü anhüm), Server-i aleme çok hürmet ve tazimde bulunurlardı. Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer (radıyallahü anhümâ), Resûlullaha gözlerini kaldırıp bakamazlardı. Etrâfında otururlarken sanki başlarının üzerinde kuş varmış gibi otururlardı. Resûl-i ekrem abdest aldığı vakit, Resûl-i ekremin abdest suyunu alabilmek için birbirleri ile yarış ederlerdi. Resûlullahın saçından bir kıl düşünce, onu alabilmek için çok gayret gösterirlerdi. O’nun emirlerine uyabilmek için canla başla çalışırlardı. Resûlullahın kapısını parmakları ile değil, tırnakları ile çalarlardı. Bir şey soracakları vakit, Resûlullaha hayâlarından dolayı onu sormaya cesâret edemezlerdi. Resûlullaha hayatlarında... Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER