ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Kadınlar câmide itikaf yapamaz!..

Vehbi Tülek
Vehbi Tülek Türkiye Gazetesi
17 Haziran 2018 | 39
Kadın, cenâze taşımaz. Mürted olunca öldürülmez. Ellerini, ayaklarını, kına ile boyaması câizdir. 
 
Mehmed Salih Efendi 96. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamlayınca Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi'ye intisap ederek onun damadı oldu. Çeşitli şehirlerde kadılıktan sonra, Anadolu, sonra  Rumeli Kadıas­kerliği, nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 1175 (m. 1762)’de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Kadın, namaza dururken, ellerini omuzlarına kadar kaldırır. Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Sağ avucu sol üzerinde olarak göğüs üstüne kor. Rükûda az eğilir. Belini kafası ile düz tutmaz. Rükûda ve secdede parmaklarını açmaz. Birbirlerine yapıştırır. Ellerini dizleri üzerine kor. Dizlerini büker. Dizlerini tutmaz. Secdede kollarını, karnına yakın olarak yere serer. Karnını uyluklarına yapıştırır. Teşehhüdde, ayaklarını sağa çıkararak yere oturur. El parmaklarının ucu dizlerine uzanır.
Erkekler de dizi kavramaz. Parmakları birbirlerine yapışık olur. Kendi aralarında veya erkeklerin cemaatinde imam ile kılmaları mekruhtur. Cuma ve bayram namazı kılması farz değildir. Kurban Bayramında farz namazlardan sonra (Tekbîr-i teşrîki) sessiz okur. Sabah namazını geç kılması müstehab değildir. Namazlarda yüksek sesle okumaz.
Kadınların başlarındaki saçlarını, kazımakla veya kesmekle yâhut ilaç ile izâle, yâni yok etmeleri tahrîmen mekruhtur. [Erkeklere benzetmemek şartı ile saçlarını kulaklara kadar kısaltmalarının câiz olduğu anlaşılmaktadır.] Kadının ezan ve ikâmet okuması mekruhtur. Zevci veya mahremi yanında olmadan sefere çıkamaz. Hacda başını açmaz. Safâ ile Merve arasında, özürlü iken de, sa'y yapar. Tavâfı Kâbe'den uzak olarak yapar. Hutbe okumaz. Çünkü, sesinin avret olması sahihdir. Hacda mest giyer. Kadın, cenâze taşımaz. Mürted olunca öldürülmez. Had ve kısas davalarında şâhitliği kabul edilmez. Câmide itikaf yapmaz. Ellerini, ayaklarını, kına ile boyaması câizdir.
Mirasta ve şâhitlikte ve fakir akrabâya nafaka vermekte erkeğin yarısıdır. Muhsine (hür, afif) kadın mahkemeye çağrılmaz. Hâkim veya vekîli, onun evine gider. Genç kadın, yabancı erkeğe selâm ve başsağlığı ve aksırana bir şey söylemez ve kendine söylenince cevap vermez. Yabancı erkekle bir odada yalnız kalmaz.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER